Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2018/3823 E. 2021/6164 K. 02.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/3823
KARAR NO : 2021/6164
KARAR TARİHİ : 02.12.2021

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇTAN ZARAR GÖREN : Hazine
SUÇ : Zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : Yargılamanın yenilenmesi sonucu atılı suçlardan mahkumiyet

Yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile yeniden yapılan duruşma sonucunda mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Tebliğnamede sanıklar hakkında atılı suçlardan kurulan mahkumiyet hükümlerinin Hazine vekili tarafından 27/10/2014 tarihinde temyiz edildiği belirtilmişse de; fiziki dosya ve UYAP’taki belgeler incelendiğinde 27/10/2014 tarihli dilekçenin sanık … müdafi Av. … tarafından düzenlendiği fakat dilekçenin “sanık müdafi” ibaresi yerine sehven “katılan vekili” olarak imzalandığı, hükümlerin Hazine vekilince temyiz edilmediği, yalnızca sanıklar müdafilerince temyiz edildiği belirlenerek, incelemenin sanıklar müdafilerin temyiz itirazları ile sınırlı ve sanık … hakkında tayin olunan cezanın miktarına göre koşulları bulunmadığından sanık müdafin 27/10/2014 havale tarihli dilekçesindeki duruşma isteminin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 318. maddesi uyarınca REDDİNE ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Mahkemece, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçu yönünden “…dinlenen tanık beyanlarından suçun sübutunu etkileyecek somut delil elde edilememesi, ayrıca aradan geçen zaman nedeniyle bir kısım tanıkların farazi beyanlarına itibar edilmediği…” şeklindeki gerekçeyle, önceki mahkumiyet hükümlerinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığının kabul edilmesi karşısında, önceki hükümlerin aynen onaylanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yeniden hüküm kurulması suretiyle CMK’nin 323/1. maddesine muhalefet edilmesi,
Sanıklar hakkında zimmet suçundan kurulan hükümler yönünden CMK’nin 311/1-e maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesine konu edilen ve sanıklar müdafilerince dosyaya ibraz edilen, sanık … tarafından 13/06/2008 tarihinde 10.007,56 TL, sanık … tarafından ise 16/06/2008 tarihinde 104,00 TL’nin Köylere Hizmet Götürme Birliğinin 697-25361080-5003 numaralı hesabına zimmete konu miktarın yasal faiziyle birlikte Ziraat Bankası aracılığıyla ödendiğine dair belgelerin ilgili bankadan doğruluğunun teyit ettirilerek, ödemeyi gösteren banka hareketlerinin ve dekontların dosya arasına konulmasından sonra sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nin 248. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Dairemizin 03/12/2013 tarihli ve 2012/10255 Esas, 2013/11668 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşen Siirt Ağır Ceza Mahkemesinin 20/05/2010 tarihli, 2009/134 Esas, 2010/120 sayılı Kararında sanıklar hakkında zimmet suçundan kurulan hükümlerde sanıkların TCK’nin 53/5. maddesi gereğince 2 yıl 4 ay süreyle kamu görevi yapmaktan yasaklanmalarına karar verilmesine karşın, yargılamanın yenilenmesi sonucu kurulan hükümlerde 3 yıl 20 gün süreyle kamu görevi yapmaktan yasaklanmalarına karar verilmesi suretiyle CMK’nin 323/2. maddesine aykırı davranılması,
Zimmet suçundan kurulan hükümler bakımından Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının Resmi Gazete’nin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı nüshasında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nin 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, resmi belgede sahtecilik suçu açısından sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 02/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.