YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16396
KARAR NO : 2012/19925
KARAR TARİHİ : 26.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Sanık … bakımından yapılan incelemede;
Sanık …’nin yokluğunda verilen kararın, sanığın ikamet adresine tebligata çıkarılarak 24.02.2009 tarihinde bizzat kendisine tebliğ edildiğine dair dosyada tebligat parçası bulunduğu ancak uyap kayıtlarına göre sanığın anılan tarihte cezaevinde bulunduğu ve tebligatın cezaevinde yapıldığına dair tebligat parçasında bir ibare bulunmadığı anlaşılmakla, sanık …’nin kendisine cezaevinde yapılan 24.04.2009 tarihli tebligattan sonra kararı süresinde temyiz ettiği kabul edilmekle, tebliğnamedeki temyiz isteminin reddini isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Katılanların hırsızlığı sabah 07.00’da farketmeleri, sanık …’un savunmasında olay saatini 04.30-05.00 civarı olarak beyan etmesi ve sanıkların da 05.30’da gelen ihbar sonucu yakalanmaları karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesine uygun olarak, eylemin geceleyin işlendiğine dair delil bulunmadığı gözetilmeden TCK’nın 143. maddesi ile uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.12.2011 gün 2011/2-363 esas ve 2011/286 sayılı kararına göre bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki hüküm fıkrasından ‘‘suçun gece işlenmesi nedeni ile verilen ceza üzerinden TCK’nın 143. mad. uyarınca takdiren 1/3 artırım yapılarak sanıkların 4’er yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına’’ ilişkin bölümün çıkarılması ve cezanın 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b maddesi gereğince sonuç olarak 3 yıl hapis cezası şeklinde belirlenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Sanık … bakımından yapılan incelemede;
Sanığın davanın görüldüğü yer mahkemesi yargı çevresi içerisinde başka suçtan Bursa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü bulunduğu ve duruşmadan bağışık tutulmayı istemediği halde, Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki düşüncesini bildirdiği ve kısa kararın okunduğu son oturumda hazır bulundurulmadan hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’un temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 26.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.