Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/19191 E. 2012/25132 K. 22.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19191
KARAR NO : 2012/25132
KARAR TARİHİ : 22.11.2012

KARAR

Hırsızlık suçundan sanık …’un, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/1, 522 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. maddeleri gereğince 1.825.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair Soma Asliye Ceza Mahkemesinin 26/03/1996 tarihli ve 1994/33 esas, 1996/93 sayılı kararının infazı sırasında, aynı Mahkemenin 09/04/2001 tarihli ve 2001/87 değişik iş sayılı kararı ile 4616 sayılı Kanun kapsamında ilamın infazının ertelenmesine karar verilmesini müteakip, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması amacıyla dosyanın ele alınarak sanık hakkında açılan kamu davasının 765 sayılı Kanun’un 102 ve 104. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına ilişkin Soma Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2006 tarihli ve 1994/33 esas, 1996/93 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 04/04/2012 gün ve 2012/5587/20085 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/04/2012 gün ve KYB/2012/110025 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
Anılan Yazıda;
4616 sayılı 23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun’un 1. maddesi 4. bendi uyarınca kamu davasının kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine karar verilebilmesi için, davanın kesin hükümle sonuçlanmamış olması gerektiği, kesin hükümle sonuçlanmış davalarda sadece cezanın infazı sırasında indirim yapılmak suretiyle hürriyeti bağlayıcı cezalarda şartla tahliye hükümlerinin uygulanabileceği, para cezalarında ise ancak cezanın ödenmemesi durumunda, para cezasının hapse çevrildiği hallerde anılan Kanun hükümlerinin uygulanabileceği nazara alındığında, para cezasının infazının 4616 sayılı Kanun kapsamında ertelenmesine dair Soma Asliye Ceza Mahkemesinin 09/04/2001 tarihli ve 2001/87 değişik iş sayılı kararının hukuken yok hükmünde bulunduğu düşünülerek yapılan incelemede,
1–5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. madde ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, evrak üzerinde ek karar verilmesinde,
2–5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/4. maddesinde yer alan, “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan, yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla
../.
2

yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanamaz” şeklindeki düzenleme karşısında, ilk kararın kesinleşmesinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu uyarınca, lehe kanun değerlendirilmesi yapılarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Başsavcılığının ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile hırsızlık suçundan sanık … hakkında Soma Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2006 tarihli ve 1994/33 esas, 1996/93 karar no ile verilen ek kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca Mahkemece duruşma açılarak yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hükmün verilmesine,
Sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahalli mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.