YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10609
KARAR NO : 2021/19628
KARAR TARİHİ : 23.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın 26.06.2015 tarihli 2. celsede duruşmalardan vareste tutulmak istediğini belirttiğinin anlaşılması karşısında, bu hususta tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
A-Sanık …’nin müşteki …’a yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
Sanık hakkında TK’nun 58. maddesi uygulanırken, sanığın adli sicil kaydında yer alan tekerrüre esas alınabilecek mahkumiyetleri içinde en ağırı olan Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2005/372 Esas ve 2005/415 Karar sayılı kararının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeksizin, Antalya 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/201 Esas ve 2009/405 Karar sayılı kararının tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş sanık ve o yer Cumhuriyet savcısı’nın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, TCK’nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımdan ‘Antalya 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/201 Esas ve 2009/405 Karar sayılı kararının tekerrüre esas alınması’ şeklindeki ibarenin çıkarılması ile ‘Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2005/372 Esas ve 2005/415 Karar sayılı kararının tekerrüre esas alınması’ ibaresinin eklenmesi ancak karşı temyiz bulunmaması nedeniyle 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak, 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, Antalya 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/201 Esas ve 2009/405 Karar sayılı ilamı uyarınca verilen 11 ay 20 gün hapis cezası esas alınarak belirlenmesine karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanık …’nin müştekiler …, … ve …’a yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık … hakkında müştekiler …, … ve …’a yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin, aşamalardaki tüm beyanlarında suçlamayı kabul etmeyen ve atılı suçları işlediği yönünde dosyası tefrik edilen suça sürüklenen çocuk …’ın atfı cürüm niteliğindeki beyanları dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı, mahkumiyetine yeterli delil elde edilemeyen sanığın, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de gözetilmek suretiyle, beraati yerine, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Sanık … hakkında müşteki …’a yönelik hırsızlık suçuna ilişkin, 5237 sayılı TCK’nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen TCK’nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve o yer Cumhuriyet savcısı’nın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 23.11.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.