Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/3950 E. 2011/1908 K. 04.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/3950
KARAR NO : 2011/1908
KARAR TARİHİ : 04.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık …’ın müştekiler … ve …’a yönelik eylemi nedeniyle hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, sanık hakkındaki usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
B- Sanık …’ın müşteki …’a yönelik eylemi nedeniyle hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, sanık hakkındaki usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
C- Sanıklar … ve …’ın müşteki …; sanıklar …, … ve …’ın müşteki …’na yönelik eylemleri nedeniyle haklarında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 491/2. maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan Haziran 2003 ve 01.10.2003 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … müdafilerinin temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş
olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK.nın 223/8 maddesi gereğince DÜŞMESİNE,
D- Sanık …’ın müşteki …’ya yönelik eylemi nedeniyle hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Hükümden sonra, 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı, BOZULMASINA,
E- Sanık…’ın müştekiler … ve …’a yönelik eylemleri nedeniyle hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Suç tarihi itibariyla 18 yaşından küçük sanık hakkında yargılama tarihinde yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 23. maddesinin uygulama alanının değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA,
F- Sanıklar …, … ve …’ın müşteki …’a yönelik eylemleri nedeniyle haklarında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suça konu traktörün yağ çubuğunu taklit anahtar gibi kullanıp çalıştırdıktan sonra götürüldüğünün anlaşılmasına göre eylemin 765 sayılı TCK.nın 493/2 (5237 sayılı TCK.nın 142/2-d) maddesine uyan suçu oluşturduğunun gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … müdafilerinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 04.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.