Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/29399 E. 2021/18809 K. 28.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/29399
KARAR NO : 2021/18809
KARAR TARİHİ : 28.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan … idaresi vekilinin ele geçirilen kol saati, çay ve saat pilleri bakımından 5607 sayılı yasaya muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz hakkı olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1)17.11.2012 tarihinde mahkemeden alınan önleme araması kararına istinaden şehirler arası yolcu otobüsünün bagaj bölümünde sanığa ait 2 adet valiz içerisinde 438 adet kol saati, 4 paket çay, 174 adet saat pilinin ele geçirildiği olayda; sanığın aşamalardaki savunmasında, eşyalarının kaçak olmadığını beyan etmesi ve ele geçirilen bir kısım eşyaya dair … firması tarafından sanık adına düzenlenen 15/11/2012 tarih ve … seri numaralı 15 Golden will, 25 Ecco, 190 Casio marka kol saatine ilişkin 628,94 TL bedelli fatura sunması karşısında, faturayı düzenleyen firma yetkililerinin dinlenip, faturanın firmalarına ait olup olmadığının sorulması, firma yetkililerinin suça konu eşyaları sattıklarını kabul etmeleri halinde, faturaların olayda yakalanan eşyaya uygunluk arz edip etmediğinin, firmaların defterlerinde kayıtlı olup olmadığının tespiti ile ilgili Gümrük İdarelerinden gümrük giriş beyannameleri tüm ekleriyle birlikte getirtilip, dava konusu tüm belgeler konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek cins, miktar, menşei ve sair özellikleri itibarıyla ayniyet tespiti yapılarak ithale kadar inilmek suretiyle zincirleme menşei araştırmasının tamamlanarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre ise,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2) 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesinde yapılan değişiklik öncesi anılan maddede öngörülen hapis cezası üst haddinin 2 yıl olduğu gözetilerek;
Anayasa Mahkemesi’nin 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı CMK’nun 251/1. maddesinde hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Yasanın geçici 5/1-d bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarih ve 2020/81 E., 2021/4 K. sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibariyle hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Yasanın 31. maddesiyle eklenen Geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, TCK’nun 7. ve CMK’nun 251. maddeleri uyarınca sanığın eyleminin “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 28/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.