YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15203
KARAR NO : 2012/19800
KARAR TARİHİ : 26.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yankesicilik suretiyle hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın müştekiye ait bina vasfındaki zemin üstü 1.katta bulunan eve girerek hırsızlık yaptığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin bina içerisinde muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık olarak tanımlanan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden, suç vasfında hata yapılarak uygulanma koşulları bulunmayan TCK’nın 142/2-b maddesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-5237 sayılı TCK’da cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesinin de kesinleşmiş hükümlülüklerin infaz aşamasında toplanmasını öngördüğü gözetilmeden, hükmolunan cezaların ayrı ayrı yerine getirilmesi yerine toplanmalarına karar verilmek suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
3-Kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c bendinde belirtilen haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yalnızca, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
4-İddianamedeki olayın anlatım biçimi ve uygulanması istenen yasa maddelerine göre; sanık hakkında, konut dokunulmazlığını ihlal suçundan 5271 sayılı CMK’nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gibi, ek iddianamede düzenlenmediğinin anlaşılması karşısında; hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olduğu gözetilmeden, sanığa ek savunma hakkı tanınarak bu suçtan da TCK’nın 116/4. maddesinin uygulanarak sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle dava konusu dışına çıkılarak 5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 26.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.