YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/217
KARAR NO : 2021/2376
KARAR TARİHİ : 27.10.2021
7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.11.2016 tarihinde verilen dilekçeyle davacı ile bir kısım davalı arasında imzalanan miras payının devrine ilişkin sözleşmede gabin nedenine dayalı oransızlığın giderilmesi ve murisin ölümü tarihinden anılan sözleşme tarihine kadar tereke mallarının gelirlerinden pay verilmesi istekli alacak davası talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 06.12.2017 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, davacı ile bir kısım davalı arasında imzalanan miras payının devrine ilişkin sözleşmede gabin nedenine dayalı oransızlığın giderilmesi ve murisin ölümü tarihinden anılan sözleşme tarihine kadar tereke mallarının gelirlerinden pay verilmesi istekli alacak davasıdır.
Davacı vekili; tarafların ortak miras bırakanı Hasan Can’ın 02.05.2011 tarihinde ölümüyle mirasçılarına Sivas/Gölova, Beykoz, Çatalca ve Şişli’de taşınmazlar, 34 TJB 65 ile 34 TJZ 80 sayılı ticari taksi plakaları ve çeşitli bankalarda mevduatlar bıraktığını, müvekkili ile birlikte mirasbırakanın diğer kızları, anne Seher ve davalı …’un birlikte Suşehri Noterliği’nde 23.06.2011 tarihinde 3932 yevmiye sayılı işlemle banka hesaplarında işlem yapmak üzere davalı …’a düzenleme şeklinde vekaletname ile yetki verdiklerini, yine aynı noterde aynı gün 2702 yevmiye sayılı işlemle 34 TJB 65 plaka sayılı ticari araca ilişkin kira ve vergilerin tek elden idaresi için miras hak ve paylarını görünürde davalı …’a devrettiklerini, aslen bu devirde kimsenin para almadığını, feragatin güvene dayalı olarak taksi ve ticari plakaların idaresinde davalı …’ı yetkili kılmak üzere verildiğini, Şişli ilçesi Kaptanpaşa mahallesi 10286 ada 56 parsel sayılı taşınmazdaki üç daire ve bir dükkanın fiilen oturan davalılar adına kaydedilmesi için müvekkilinin ve miras bırakanın diğer kızlarının birlikte Beyoğlu 42. Noterliği’nde 30.01.2012 tarih 1628 yevmiye sayılı işlemle dava dışı Kemal Dişiaçık’a düzenleme şeklinde vekaletname ile yetki verdiklerini ve taşınmazın davalılara devredildiğini, babaları adına kayıtlı 34 TJZ 80 nolu ticari plakanın da babasının sağlığında davalı … adına kaydedildiğini, bahsedilen bütün resmi işlemlerin muvazaalı olduğunu, taraflar arasında 12.02.2016 tarihli miras payının devri sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık oransızlık bulunduğunu, HMK’nın 107. maddesi gereğince bilirkişi raporuyla davaya konu taşınmaz ve ticari plakaların gerçek değerleri ile kira getirilerinin hesaplandıktan sonra artırılmak kaydıyla; aşırı yararlanma nispetinde 10286 ada 56 parsel sayılı taşınmaz için 50.000 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 34 TJB 65 ve 34 TJZ 80 ticari plakalı araçlar için 50.000,00TL ile banka hesaplarında bulunan meblağ için 10.000,00TL’nin davalılardan … ve …’dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, taşınmazda bulunan üç daire ve bir dükkanın 02.05.2011-12.02.2016 tarihleri arasında işlemiş rayiç kira getirilerinin tespiti ile 20.000TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, iki ticari plakanın 02.05.2011-12.02.2016 tarihleri arasında işlemiş rayiç kira getirilerinin tespiti ile 50.000TL’nin davalılardan … ve …’dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili; davacı tarafın noterde yapmış olduğu işlemler ile birlikte miras hissesinin karşılığının kendisine ödendiğini, tarafların önce sözlü anlaştıklarını sonra da 12.02.2016 tarihli miras payının devri sözleşmesi imzalayarak yazılı anlaştıklarını, bu şekilde miras paylarının devralındığını, yapılan işlemlerin muvazaalı olmadığını, davacının taraf sıfatının kalmadığını, davacının aksi beyanlarını yazılı delille ispat edebileceğini, davacıya miras bırakanın vefatını takiben 100.000,00TL ve sözleşme ile 300.000,00TL ödeme yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; davacı tarafça verilen vekaletname ve feragatnamelerin resmi şekilde düzenlendiği gibi vekaletin kötüye kullanılması nedeniyle işlem yapıldığı ileri sürülerek açılan bir davanın bulunduğunun ileri sürülmediği, murisin ölüm tarihi itibariyle terekeye dahil olmayan 80 plakalı araca ilişkin terekeye ait olduğu iddiasıyla tenkis veya denkleştirme isteğiyle açılan bir dava da bulunmadığı, davacının gabin iddiasını kanıtlayamadığı, imzası inkar edilmeyen sözleşmenin 4. maddesinde davacı taraf devredilen miras payı nedeniyle herhangi bir hak ve alacağının kalmadığını bununla ilgili hiçbir talebinin olmadığını bildirmiş olmakla murisin ölümü tarihinden sözleşme tarihine kadar tereke gelirlerinden miras payının ödenmesine ilişkin talebin de sözleşme hükümleri gerekçe gösterilerek reddinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Gabin (aşırı yararlanma) müessesesi 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 28. Maddesinde (eski Borçlar Kanununun 21. Maddesinde) düzenlenmiştir.
Söz konusu hükme göre; “Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir.
Zarar gören bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise, bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her halde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir.”
Gabin (aşırı yararlanma), tarafların zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden dolayı edimler arasında oransızlık bulunması halidir.
İki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde tarafların edimlerinin bire bir denk olması aranmaz. Ancak edimlerin genel olarak üç aşağı beş yukarı denk olması gerekir.
Gabin halinde, zor durumda kalan, düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılan kimse, sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek; edimin geri verilmesini ve sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir.
Gabin halinde hak düşürücü süre öngörülmüştür. Bu süre, düşüncesizlik veya deneyimsizlik durumunda bu durumun öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıldır. Yine aynı şekilde zor durumda kalmada ise bu durumun ortadan kalktığı tarihten itibaren 1 yıldır. Ancak bu süre her halükarda sözleşmenin kurulduğu tarihten itibaren 5 yıldır.
Somut olay incelendiğinde; mahkemece, dava konusu İstanbul ili, Şişli ilçesi, Kaptanpaşa mahallesi 10286 ada 56 parsel sayılı taşınmazın, miras bırakan Hasan Can adına bankalarda bulunan hesapların, 34 TJB 65 ve 34 TJZ 80 plakalı ticari araçların değerlerinin sözleşme tarihi olan 12.02.2016 itibariyle ayrı ayrı tespit edilmesi ve sonrasında davacının gabin iddiasının değerlendirilmesi gerekirken, mahkemece bu hususlarda araştırma yapılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece eksik araştırma ve inceleme sonucunda verilen kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ve HMK’nın 373/1. maddesi gereğince davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA; karardan bir örneğin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesine, dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 27.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.