YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15488
KARAR NO : 2021/19405
KARAR TARİHİ : 22.11.2021
Hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından suça sürüklenen çocuk …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 116/2, 31/3 (iki kez ), 62 (iki kez) ve 52/23. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis ve 2.000,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair İstanbul Anadolu 4. Çocuk Mahkemesinin 24/06/2020 tarihli ve 2019/517 esas, 2020/412sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 25/05/2021gün ve 7070-2021 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/06/2021gün ve 2021/70447 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre; kayden 07/02/1997 doğumlu olan ve suçun işlendiği 07/06/2012 tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b ve 116/2. maddelerinde öngürülen cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca asli dava zamanaşımı süresinin 5 yıl 4 ay, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 7 yıl 12 ay olduğu,
Kartal (Kapatılan) Cumhuriyet Başsavcılığının 08/06/2012 tarihli iddianamesi ile kamu davası açılan suça sürüklenen çocuğun 31/05/2013 tarihinde sorgusu yapılarak İstanbul Anadolu 4. Çocuk Mahkemesinin 03/12/2014 tarihli ve 2012/826 esas, 2014/867 sayılı kararı ile hakkında ilk mahkumiyet kararı verildiği, anılan kararın Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 21/05/2019 tarihli ve 2018/15151 esas, 2019/8600 sayılı kararı ile bozulduğu, bu tarihten sonra dava zamaşımı süresini kesen başkaca bir işlemin bulunmadığı, 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımı süresinin İstanbul Anadolu 4. Çocuk Mahkemesinin 03/12/2014 tarihli mahkumiyet kararından itibaren yeniden işlemeye başladığı,
Bu haliyle, suça sürüklenen çocuk hakkında ilk mahkumiyet kararının verildiği 03/12/2014 tarihinden ikinci mahkumiyet kararının verildiği 24/06/2020 tarihine kadar 5 yıl 4 ay asli zamanaşımı süresinin tamamlandığı anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun’un 66/2 ve 66/1-e maddeleri gereğince
davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma incelemesine konu dosya daha önce Yargıtay 13. Ceza Dairesi tarafından incelenmiş olup, 21.05.2019 tarihli ve 2018/15151 Esas – 2019/8600 Karar sayılı ilam ile hükümlerin bozulmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, kanun yararına bozma incelemesini yapma görevi Yargıtay Yüksek 13. Ceza Dairesine ait ise de, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu’nun 03.11.2020 tarihli ve 2020/245 sayılı kararı uyarınca, Yargıtay 13. Ceza Dairesine verilen ve bu dairenin arşivinde bulunun işler, 01.12.2020 tarihi itibariyle Yargıtay 6. Ceza Dairesine devredildiğinden, kanun yararına bozma incelemesini yapma görevi Yargıtay Yüksek (6.) Ceza Dairesine ait olmakla Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine, 22/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.