YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13376
KARAR NO : 2021/18938
KARAR TARİHİ : 29.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.05.2007 tarih ve 7/114-113 sayılı kararında açıklandığı üzere; gerek yüze karşı, gerek gıyapta verilen hüküm ve kararlarda başvurulacak yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin belirtilmesi gerektiği nazara alındığında; sanığın yüzüne karşı verilen 17.11.2015 tarihli hükümde, temyiz süresinin tefhimden itibaren başlayacağı belirtilmeyerek, temyiz süresinin başlangıç tarihi hususunda sanığın yanıltıldığı, gerekçeli kararın da sanığa tebliğ edilmediği anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Davanın dayanağını oluşturan suç tutanağına göre orman alanlarının kontrolünde tapulu alandan 47 adet, orman sayılan yerden 6 adet ağacın motorlu testere ile kesildiğinin ve kesim yapılan alanın sanığın babasına ait olduğunun tespit edilmesi, orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda orman sayılan yerden 6 adet kızılçam ağacı kesildiğinin belirtilmesi, sanığın tüm aşamalarda suçlamayı reddederek tapulu alandan veya orman sayılan yerden kesim yapmadığını savunması karşısında; sanık hakkında ağaç kesmeye ilişkin ihbar bulunup bulunmadığı araştırılıp, olayla ilgili bilgisi olabilecek köy muhtarı, ihtiyar heyeti üyeleri ve mevcut olduğu takdirde komşu parsel maliklerinin de beyanı alınarak ve kolluk marifetiyle araştırma yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile gerekçesiz hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1. Orman bilirkişisi tarafından hazırlanan raporda yapacak nitelikte kızılçam ağaçlarının motorlu testere ile kesilmiş olduğunun tespiti karşısında; sanık hakkında belirlenen temel cezadan 6831 sayılı Kanunun 91/4. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi ve uygulama yeri olmayan 6831 sayılı Kanunun 91/1-2. cümlesi uyarınca emvalin yakacak nitelikte olduğu gerekçesiyle temel ceza üzerinden indirim yapılması,
2. Sanık hakkında hüküm kurulurken 6831 sayılı Kanunun 91/1. maddesi uyarınca belirlenen temel cezada emvalin yakacak nevinden olması nedeniyle 6831 sayılı Kanunun 91/1-ikinci cümlesi uyarınca indirim yapılması sırasında adli para cezasında indirim yapılmaması,
3. TCK’nun 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adli para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken infazı kısıtlayacak şekilde hüküm tesisi,
4. Adli para cezasının bir gün karşılığının belirlenmesi sırasında uygulama maddesinin TCK’nun 52/2. maddesi yerine aynı Kanunun 52/1. maddesi olarak gösterilmesi,
5. Sanık hakkında doğrudan hükmedilen 30 gün karşılığı adli para cezasının TCK’nun 52/1. maddesi gereği bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle adli para cezasına çevrilmesi sırasında kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrildiği belirtilerek hükümde çelişkiye neden olunması,
6. 5275 sayılı Kanunun 108. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejiminin ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve süreli hapis cezalarında uygulanabileceği, adli para cezasına mahkûmiyet halinde uygulanmasının mümkün olmadığı gözetilmeden adli para cezası ile cezalandırılan sanık hakkında 5275 sayılı Kanunun 108/4. maddesi uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
7. Dava ile ilgisi bulunmayan profil ayakların müsaderesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 29/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.