Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/18385 E. 2012/22005 K. 04.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18385
KARAR NO : 2012/22005
KARAR TARİHİ : 04.10.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili Avukat …’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında 25.1.2000 tarihinde devre mülk satış sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme bedelini peşin ödediğini, sözleşmenin 10. maddesi gereğince ikinci yılın sonunda sözleşmeden vazgeçtiğini bildirip, ödediği parayı % 30 karı ile talep ettiğini, ancak 12.000 euro dışında ödeme yapmadığını ileri sürerek, bakiyesi 67.761 euronun 15.2.2002 tarihine kadar işlemiş faizi 26.453 euro toplamı 94.214 euronun faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 49.355 euro sözleşme bedeli ile dava tarihine kadar işlemiş faiz 21.930,14 euronun asıl alacağa euro cinsinden faiz uygulanmak üzere davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının 2011/18385-2012/22005
tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasındaki devre mülk satış sözleşmesi gereğince davacının davalıya 120.000 DM ödediği , sözleşmenin feshinden sonra davalının 12.000 euroyu davacıya iade ettiği, taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Davacı eldeki dava ile bakiye sözleşme bedelinin sözleşmenin 10. maddesi gereğince % 30 kar payı bedeli ve işlemiş faizi ile birlikte ödetilmesini istemiştir. Davalının davacıya iade ettiği 12.000 euronun mahsubu ile bakiye sözleşme bedeli mahkemenin de kabulüne göre, 49.355,03 euro olmakla birlikte, hükmedilen işlemiş faiz hesabının % 30 kar payı bedeli de dahil edilerek bulunan 67.761 euro üzerinden yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalının icra takip tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren iade edilmeyen ana para 49.355,03 euroya , 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince faiz yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde fazladan faize karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, temyiz edilen hükmün (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 18,40 TL. temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 2,75 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, 4.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.