Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/7348 E. 2012/23536 K. 12.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7348
KARAR NO : 2012/23536
KARAR TARİHİ : 12.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli hırsızlık

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanıklar … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyizin incelenmesinde;
Sanıklar … ve …’ın aşamalardaki savunmaları gözetildiğinde sanıklar arasında hukuksal çıkar çatışması bulunmadığından, yine mağdurun işyerinden çalınan deri montlardan 16 adedinin polisin yaptığı arama sonucu ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında; etkin pişmanlık şartları bulunmadığından tebliğnamedeki (1) ve (2) nolu bozma isteyen düşünceler benimsenmemiş, 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken çalınan deri montların değeri dikkate alınarak alt sınır aşılarak ceza uygulaması yapılması gerekirken, yetersiz ve oluşa uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
2-Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 7/3. maddesi dikkate alınmadan 58. madde ile yazılı şekilde uygulama yapılması,
3-5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve …’nın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanıklar hakkında ‘‘53/1-2. maddesi ile 58. maddenin uygulanmasına’’ ve “yargılama giderinin eşit olarak alınmasına” ilişkin bölümler çıkarılarak, yerlerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ ve “sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı; ortak yargılama giderlerinden de eşit olarak sorumlu tutulmalarına” cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanıklar … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyizin incelenmesine gelince;
Mağdurun işyerinden çalınan deri montlardan 16 adedinin polisin yaptığı arama sonucu ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında; etkin pişmanlık şartları bulunmadığından tebliğnamedeki (2) nolu bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıklar … ve …’ın hazırlık aşamasındaki ifadeleri nazar-ı itibara alındığında, her iki sanık arasında hukuksal çıkar çatışması olduğu gözetilmeden, sanıkların aynı zorunlu müdafii tarafından savunulması suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 152. maddesine aykırı davranılması,
2- Dosya içeriğine, toplanan kanıtlara ve oluşa uygun kabule göre , sanıklar … ve …’ın suça doğrudan katıldıkları gözetilmeyerek, haklarında 5237 sayılı TCK’nın 37/1. maddesi yerine 39/1. maddesi ile uygulama yapılması,
3-5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken çalınan deri montların değeri dikkate alınarak alt sınır aşılarak ceza uygulaması yapılması gerekirken, yetersiz ve oluşa uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
4-Sanıklar hakkında mahkumiyetin doğal sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmaması,
5-5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 12.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.