Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/9935 E. 2012/5675 K. 13.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9935
KARAR NO : 2012/5675
KARAR TARİHİ : 13.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığının belirlenmesi karşısında; tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında 5237 sayılı Yasaya göre hüküm kurulup aynı Yasanın 53/l-a,b,d, maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilirken, TCK’nın 53/1-c,e maddesindeki haklardan da yoksun bırakılma kararı verilmesi gerektiğinin, yine 5237 sayılı TCK’nın 53. maddenin 3. fıkrasına göre, koşullu salıverilen hükümlüler hakkında, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde öngörülen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun uygulanamayacağının gözetilmemesi,
2-Yargılama giderlerine hükmedilirken suçun iştirak halinde işlendiği dikkate alınmadan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerine ayrı ayrı hükmedilmesi gerekirken müteselsilen yargılama giderine hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53/1-a-b-d maddesinin infazı tamamlanıncaya kadar
uygulanmasına” ve “yargılama giderinin müteselsilen tahsiline” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” ve “sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına” yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II) Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihinde sabıkasız olan sanıklar hakkında belirlenen cezanın iki yıldan az olması karşısında; hükümden sonra, 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasaya göre hüküm kurulup aynı Yasanın 53/l-a,b,d, maddesindeki haklardan yoksun bırakılmalarına karar verilirken, TCK’nın 53/1-c,e maddesindeki haklardan da yoksun bırakılma kararı verilmesi gerektiğinin, yine 5237 sayılı TCK’nın 53. maddenin 3. fıkrasına göre, koşullu salıverilen hükümlüler hakkında, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde öngörülen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun uygulanamayacağının gözetilmemesi,
3-Sanıklar için ortak yapılan yargılama giderlerinin, paylan oranında alınmasına karar verilmesi gerekirken, müteselsilen tahsiline karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 13.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.