Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/18885 E. 2012/18781 K. 12.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18885
KARAR NO : 2012/18781
KARAR TARİHİ : 12.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Beraat

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle sanık hakkında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, 12.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ

Sanığın üzerine atılı hırsızlık suçunu işlediğine ilişkin yeterli delil olmaması nedeniyle verilen beraat kararına karşı o yer Cumhuriyet Savcısı aleyhe temyizde bulunmuş, Yargıtay Cumhuriyet Savcısı da düzenlediği tebliğnamede sanığa yüklenen suçun sübut bulması nedeniyle beraat kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Şikayetçi kollukta vermiş olduğu ilk ifadesinde özetle; 21.11.2006 günü gündüz saat 11:30 sıralarında …parkında yürürken bisikletli bir şahsın kol çantasını alarak gittiğini, failden şikayetçi olduğunu bildirerek failin eşgalini vermiştir. Eşgal üzerine araştırma yapan kolluk görevlileri eşgale uygun, bisikletli ve çocuklardan para isteyen sanığı suçun işlendiği… parkında görmeleri üzerine 30.11.2006 tarihinde yakalayıp polis merkezine götürmüşler ve şikayetçiye haber vererek gelmesini istemişlerdir. Konuyla ilgili ifade veren tutanak tanığı polis memurları Ünsal Tekin ve Serhat Aydar bu durumu 22.02.2007 tarihli celsede ifade etmişlerdir.
30.11.2006 tarihli teşhis tutanağı içeriğine göre, şikayetçinin 3 kişi arasından birinci sıradaki sanığı net olarak teşhis ettiği sabittir.Yargılama aşamasında sanıkla aynı celse ifade veren şikayetçiye 29.12.2006 tarihli oturumda kendisinin çantasını alan kişinin sanık olup olmadığı sorulmuş, şikayetçi, “çantasını alan kişinin huzurdaki sanık olduğunu ve bundan emin olduğunu” belirtmiştir. Soru üzerine de, “sanığı profilden güzel şekilde gördüğünü, bu nedenle de teşhisinde ısrarcı olduğunu, çantasını alan kişinin sanık olduğunu ifade etmiştir.”
Şikayetçinin yaşının ileri olması nedeniyle Adli Tıp Doktoru … duruşmaya çağrılıp yemini yaptırılmış, doktor şikayetçi ile görüştükten sonra 29.12.2006 tarihli celsede vermiş olduğu ifadesinde; şikayetçinin aklının yerinde olduğunu, beden ve ruh bakımından herhangi bir özrünün olmadığını, sağlam olduğunu belirtmiştir.
Sanık aşamalarda özetle, askerden önce hırsızlık suçlarına katıldığını ancak daha sonra terk ettiğini bir daha suç işlemediğinin belirterek suçlamayı reddetmiştir. Dosya içerisinde bulunan 30.11.2006 tarihli ve 19.09.2012 tarihli adli sicil kayıtları ile “UYAP tüm taraf dosyaları sorgulama ekranı” ‘dan alınan belgelere göre sanığın, çoğunluğu hırsızlık suçundan olmak üzere 20 adet kesinleşmiş sabıkası ve çok sayıda derdest dosyası bulunmaktadır.Yine bu belgelere göre sanığın kolluk ifadesinde belirttiği mayıs 2006 tarihinde askerden geldikten sonra herhangi bir suça karışmadığına dair beyanının yalan olduğu da anlaşılmaktadır.
Olayı gören tanık yoktur. Sanıkla şikayetçi arasında eskiye dayalı tanışıklık ya da iftira atmasını gerektirecek bir olay yoktur. Taraflarca husumet iddiasında bulunulmamıştır.
O yer Cumhuriyet Savcısı sanığa yüklenen suçun sabit olması nedeniyle beraat kararının bozulması için aleyhe temyiz yoluna başvurmuştur.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı da, eşgale uygun olarak yakalanan hırsızlık suçlarından sabıkalı sanığın birden fazla kişi arasından şikayetçi tarafından teşhis edilmesi nedeniyle verilen beraat kararının bozulması yönünde tebliğname düzenlemiştir.
Yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan nedenlerle, olayın gündüz vakti cereyan etmesi, müştekinin sanığı olay sırasında yan profilden gördüğünü ifade etmesi, sanıkla husumeti ve tanışıklığı olmayan şikayetçinin sanığı aşamalarda kesin olarak birden fazla kişi arasından usulüne uygun olarak teşhis etmesi, sanığın eşgale uygun olması ve benzer suç şüphesiyle aynı parkta yakalanması ve dosya içeriğine göre sanığa yüklenen hırsızlık suçunun subüt bulması nedeniyle mahkemenin beraat kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun beraat hükmünün onanmasına ilişkin görüşüne katılmıyorum. 12.09.2012