YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9851
KARAR NO : 2013/3501
KARAR TARİHİ : 27.03.2013
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; çocuğun basit cinsel istismarı suçu ve atılı diğer suçtan mahkûmiyetine dair Hatay Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.11.2008 gün ve 2007/356 Esas, 2008/484 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi mağdur vekili ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Şikâyetçi olan mağdur vekiline CMK.nın 238/2. maddesi uyarınca davaya katılmak isteyip istemediği sorulmamış ise de;
CMK.nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören mağdurun zorunlu vekilinin sanığın cezalandırılmasını isteyip mahkemece verilen hükümleri de temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı Kararında da belirtildiği üzere mağdurun katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdur …’un davaya katılmasına ve zorunlu vekili Av. …’ın katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilmekle katılan … vekili ile sanık müdafiin temyizi üzerine yapılan incelemede gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığa tayin edilen hapis cezaları ertelenirken sanığın bir daha suç işlemeyeceği yönünde olumlu vicdani kanaat oluştuğu belirtilmiş olmasına karşın, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına ilişkin gerekçede, ertelemenin sanık üzerinde daha etkili olacağı şeklindeki kanaatten söz edilip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilerek çelişkiye düşülmesi ve ertelemeye yer olup olmadığının hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumundan sonra değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan … vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.