Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/23060 E. 2021/17137 K. 14.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23060
KARAR NO : 2021/17137
KARAR TARİHİ : 14.12.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Beraat, hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
5271 sayılı CMK’nun 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp aynı Kanunun 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak sanık …’in beraatine dair hükmün katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede;
Temyiz dışı sanık … sevk ve idaresindeki oğlu sanık …’in yolcusu bulunduğu 34 BM 0237 plakalı minibüsün Tem oto yolu üzerinde seyir halinde iken görevlilerce görülerek durdurulması sonrası araçta yapılan kontrolde ne şekilde ele geçtiği anlaşılamayan 4048 karton kaçak sigara ele geçirildiği, sanık …’in aşamalardaki savunmalarında; babası ile birlikte dava konusu sigaraları kaçak olduklarını bilmeden para karşılığı taşımakta olduğunu, suçlamaları kabul etmediğini belirttiği, sanık … aşamalardaki savunmalarının da aynı doğrultuda olduğu olayda; sanıklar ve kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet Savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet Savcısı’na ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında yapılan aramanın usul ve yasaya aykırı olduğu ve ele geçen delillerin de hukuka aykırı delil niteliğinde olup, Anayasamızın 38. maddesinin 6. fıkrası da “Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez.” hükmü ve yine 5271 sayılı CMK’nun 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkraları da hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceği, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri karşısında, hiçbir aşamada suçlamayı kabullenmemiş olan sanık hakkında hukuka aykırı şekilde elde edilen ve kaçak olduğu anlaşılan eşyanın hükme esas alınamayacağı, somut olayda yapılan arama işleminin CMK’nun 116-119. ve 127. maddelerindeki düzenlemelere aykırı olup usulsüz olduğu gözetilerek bu nedenle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hatalı gerekçe ile beraat kararı verilmiş ise de; neticesi itibariyle doğru olan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden, katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nun 302/1. madde ve fıkrası gereğince ESASTAN REDDİNE, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Yasanın 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 304. maddesi uyarınca dosyanın gereği
için Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.