Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/17859 E. 2012/21378 K. 11.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17859
KARAR NO : 2012/21378
KARAR TARİHİ : 11.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanığın şikayetçi …’a karşı mala zarar verme eylemine yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
İddianamedeki anlatım ve nitelendirilmeye göre sanık hakkında sadece hırsızlık suçundan kamu davası açıldığı, mala zarar verme suçundan dolayı usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gibi incelenecek bir hükmün de bulunmaması nedeniyle, Üst Cumhuriyet Savcısının mala zarar verme suçundan dolayı konusu bulunmayan temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince, tebliğnameye uygun olarak, REDDİNE,
II-Sanığın şikayetçi …’ya karşı eylemi nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Sanığın, şikayetçinin park halindeki kilitli aracının kapılarını zorlayarak açmak suretiyle düz kontak yaparak çaldığının anlaşılması karşısında, eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1. maddesinin (b) bendine uyduğu gözetilmeyerek aynı maddenin (e) bendi ile hüküm kurulması, sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nın 53. maddesinin” uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ kelimelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanığın şikayetçi …’a karşı hırsızlık eylemi nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Sanığın, evrakları tefrik edilen iki kişi ile birlikte şikayetçiye ait iş yerine gece saat 04.00 sıralarında kepenk zincirlerini ve asma kilidini sert bir cisimle zorlamak suretiyle kırarak girip hırsızlık suçunu gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 116/2-4., 119/1-c maddesi gereğince geceleyin birden fazla kişiyle birlikte iş yeri dokunulmazlığını bozmak ve yakınmanın devam etmesi nedeniyle aynı Kanun’un 151/1. maddesi uyarınca mala zarar verme suçundan zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihinde sabıkasız olan sanık hakkında belirlenen cezanın 2 yıldan az hapis cezası olması karşısında; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin değerlendirilmesi zorunluluğu,
2-5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
3-Tüm dosya kapsamı ile oluşa uygun kabule göre, sanığın kimliği belirlenemeyen iki arkadaşı ile birlikte aldıkları ortak suç işleme kararı kapsamında, suça doğrudan katıldığı gözetilmeden, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 37/1. maddesi yerine 39/1. maddesi uyarınca uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesine, 11.10.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.