Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/16695 E. 2021/20699 K. 07.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16695
KARAR NO : 2021/20699
KARAR TARİHİ : 07.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tüm dosya içeriğine göre suç tarihinin 11/08/2008 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I) Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın, gündüz vakti katılanın ikametine rızasına aykırı olarak girmesi şeklindeki eyleminin, suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK’nın 116/1. maddesinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturduğu, bu şuç için öngörülen cezanın üst sınırına göre TCK’nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 12 yıllık zamanaşımının, 11/08/2008 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Tüm dosya içeriğine göre; 11/08/2008 günü katılana ait olan ikametten yapılan hırsızlık sonucu birkısım eşyalar ile birlikte … plakalı aracın çalındığı, soruşturma devam ederken 16/09/2008 günü sanık … ve kardeşi …, hakkında Toyota marka otomobilleri…adlı yerde parçaladıklarına ve kendilerine ait işyerlerinde sattıklarına dair ihbarda bulunulduğu, aynı gün kolluk görevlilerince söz konusu ikametin bahçesinde yapılan arama sonucunda farklı zamanlarda çalındığı tespit edilen araç ve parçaları ile katılana ait … plakalı aracın motor bloğu, sol arka kapısı, arka koltuğu, 2 lastiği ve bir adet araca ait el kitabının ele geçirildiği, ayrıca sanığın işyerinde çalıntı olduğu değerlendirilen otomobil parçaları ile çalıntı araçlara ait ruhsatların görüldüğü ve sanık hakkında katılana yönelik hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı somut olayda; aradan geçen zaman ve gelen ihbarın içeriği de dikkate alındığında sanığın katılana ait ikametten hırsızlık yaptığına dair savunmasının aksine her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla birlikte; sanığın kendisine ait olduğunu beyan ettiği ikametin müştemilatında katılana ait aracın sökülmüş durumdaki parçalarının ele geçmesi, kolluk görevlilerince suça konu ikamete gidildiğinde ikamette görülen sanığın eşi …’in soruşturma aşamasında bahsi geçen malzemelerin sanık tarafından belirli zamanlarda getirildiğini beyan etmesi, sanık ikametin müştemilatını temyiz dışı sanık …’e kiraladığını ifade etmişse de İstanbul Anadolu 25. (Ümraniye 1.) Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/1496 sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporu ile kiracı olarak görünen …’in ismi altındaki imzanın Salih’in eli ürünü olmadığının belirlenmesi, suça konu yerde ele geçirilen ve farklı zamanlarda çalındığı tespit edilen araçlarla ilgili yürütülen ayrı yargılamalar sırasında kira sözleşmesinin imzalı olarak kendisine gönderildiğini iddia eden sanığın bunu delillendirememesi, bahsi geçen yargılamalarda suça konu ikametin müştemilatının sanık …’e kiralanması ve ikametin bahçesinde parçalanan araçlar görmesine ilişkin birbiriyle çelişecek şekilde savunmalarda bulunması karşısında; otomobil parçası alım satım işi ile uğraşan sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 165. maddesinde tanımlanan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın, katılana ait olan araç parçalarını suç eşyası olduğunu bilerek satın alması veya kabul etmesi şeklindeki eyleminin, suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK’nın 165/1. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturduğu, bu şuç için öngörülen cezanın üst sınırına göre TCK’nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 12 yıllık zamanaşımının, 11/08/2008 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 07/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.