Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8747 E. 2021/19883 K. 25.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8747
KARAR NO : 2021/19883
KARAR TARİHİ : 25.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I-Mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26.maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2.maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin ve suça sürüklenen çocuk …’ün temyiz isteminin CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II-Hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Gerekçeli karar başlığına ‘’çocuk mahkemesi sıfatıyla’’ yargılama yapıldığının yazılmaması mahallinde tamamlanması mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiş, 29.09.2014 tarihli tutanağa göre, olay günü saat 05.52 sıralarında hırsızlık ihbarı geldiği ve suça sürüklenen çocukların olay yerinde yapılan araştırmada yakalandıkları olayda, UYAP’dan alınan güneş batış çizelgesine göre suç tarihinde güneş doğuş saatinin yaz saati uygulaması da göz önünde bulundurulduğunda 06:59 olduğu, 05:59 itibariyle gece sayılan zaman diliminin bittiğinin anlaşılması karşısında; hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarının gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında tebliğnamedeki 1 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1)Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20/11/2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocukların işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)Suça sürüklenen çocukların suça konu iş yerinden müştekinin beyanına göre; 45,00 TL değerinde 3 adet bıçak çaldıklarının anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
3)Cezadan indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin, yaş küçüklüğü nedeniyle cezadan indirim yapılmasına ilişkin aynı Kanun’un 31/3. maddesinden sonra uygulanması gerektiği gözetilmeyerek 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesine aykırı davranılması,
4)Gerekçeli karar başlığında suç adının iş yeri dokunulmazlığının ihlali yerine konut dokunulmazlığının ihlali olarak yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiileri ile suçu sürüklenen çocuk …’ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 25.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.