Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/5503 E. 2021/3393 K. 01.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5503
KARAR NO : 2021/3393
KARAR TARİHİ : 01.12.2021

7. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24/04/2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen 02/03/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili ve davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili; Mersin ili, Silifke ilçesi, Yeni Mahalle, 4 pafta, 17 parsel sayılı taşınmazın dava dışı … tarafından 06.05.1980 tarih, 10/150 sayılı encümen kararı ile belediyeden ihale yoluyla satın alındığını, Tarsus 2. Noterliğinin 23.08.1990 tarihli 13864 yevmiye no’lu düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile … tarafından davacıya satışının vaat edildiğini, dava konusu taşınmazın 7560 parsel sayılı taşınmaz olarak davalı … adına tescil edildiğini, ancak taşınmazın tapuda davacıya devredilmediğini belirterek 7560 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile Mersin ili, Silifke ilçesi, Taşucu Köyü, 7560 sayılı taşınmazın Taşucu Belediyesi adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi üzerine Yargıtay 14.Hukuk Dairesinin 22.01.2018 tarihli 2017/5839Esas ve 2018/456Karar sayılı ilamı ile “Her ne kadar mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; dosyadaki mevcut tapu kayıtlarının incelenmesinde, davadışı … adına kayıtlı bir taşınmaza rastlanılmadığı gibi satışı vaad edilen 4 pafta 17 parsel sayılı taşınmaz ile 7560 parsel sayılı taşınmazın tapu kütük sayfalarının geldi-gitti kayıtlarının denetlenmesinde aynı yer olduklarının belirlenemediği, mahkemece yeniden keşif yapılmak suretiyle satış vaadi sözleşmesi ve tapu kütük sayfalarındaki mevcut çelişkiyi giderecek şekilde bilirkişi raporu alındıktan sonra karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece, “dosyanın yeniden bilirkişiye tevdii edildiği, yapılan çakıştırma sonrası özel parselasyon haritasındaki 17 numaralı taşınmaz ile kadastro paftasındaki 7560 parsel sayılı taşınmazın aynı taşınmaz olduğunun bildirildiği gerekçesiyle dava konusu Mersin İli, Silifke İlçesi, Taşucu Mahallesi, Köyiçi Mevkii 7560 parsel sayılı taşınmazın davalı Taşucu Belediyesi adına olan tapusunun iptali ile davacı … adına tesciline; davalı …’nin tapu kayıt maliki olmaması nedeniyle Hazine yönünden pasif husumet yokluğundan davanın usulden reddine” karar verilmiştir.
Hükmü, davalı Hazine vekili ve davalı … Belediyesi vekili temyiz etmiştir.
1-Davalı … Belediyesi vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı … Belediyesi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/1.maddesinde mahkemelerin usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdireceği belirtilmektedir. Bilindiği gibi, hakimin davadan el çekmesini gerektiren, davayı sonuçlandıran kararlarına nihai kararlar denilmektedir. Nihai kararlar, usule ilişkin nihai kararlar veya esasa ilişkin nihai kararlar (hükümler) olmak üzere ikiye ayrılır. Usule ilişkin nihai  kararlar, davanın esasıyla ilgili olmayan kararlar olup, başka bir ifade ile mahkemenin maddi hukuk bakımından değil de usul hukuku bakımından verdiği kararlardır Bu nedenle,  mahkemece verilen  görevsizlik, yetkisizlik, davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararlar usule ilişkin nihai kararlar olduğu gibi, dava şartı yokluğu nedeni ile verilen ret kararları (HMK m.115/2) da, usule ilişkin nihai kararlardır.  
Esasa ilişkin kararlar ise, hakimin uyuşmazlığın esasını inceleyerek verdiği kararlardır(HMK m. 294/1). Yani davada ileri sürülen taleplerin maddi hukuk açısından incelenerek esas bakımından kabul veya reddine ya da kısmen kabul ve kısmen reddine ilişkin kararlardır. (Kuru, Baki:Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s.3005).
Usule ilişkin nihai kararlardan ve davanın konusuz kalması halinde verilecek kararlardan maktu karar ve ilam harcı alınır (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Bası Cilt 5, syf 5314).
02/07/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 1 sayılı Tarifesinde; karar ve ilam harcı, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68,31 oranındadır.
Somut olaya gelince; mahkemece davalı … Belediyesi yönünden harçlandırılan dava değeri olan 5.800,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 396,19 TL karar ve ilam harcından peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 358,99 TL karar ve ilam harcının davalı … Belediyesinden tahsili ile Hazine’ye irat kaydına karar verilmesi gerekirken hüküm sonucunda maktu karar ve ilam harcı alınması doğru değildir.
Öte yandan davalı … hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğine göre karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi gereğince davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekir. Davalı Hazine yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verildiğine göre Hazine lehine 1.740,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu hususlar kararın bozulmasını gerektirmiş ise de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … Belediyesinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle; hüküm sonucuna 8. bent olarak “Davalı Hazine’nin kendisini vekille temsil ettirdiği anlaşılmakla Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1. maddesi uyarınca belirlenen 1.740,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazine’ye verilmesine” ibaresinin eklenmesine, hükmün 4. bendinde yer alan “bakiye 22,10 TL harcın davalı …’den alınarak Hazineye irat kaydına” ibaresinin hükümden çıkarılmasına yerine “bakiye 358,99 TL harcın davalı …’den alınarak Hazine’ye irat kaydına” ibaresinin eklenmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve DEĞİŞTİRİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 01.12.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.