YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/4571
KARAR NO : 2013/11288
KARAR TARİHİ : 17.04.2013
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarındaki eşya hakkında hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Olay günü müştekinin müdürü olduğu okula ait alüminyum kapıları sökerken yakalanan sanıkların, daha önce de aynı okula ait kapıları sökerek götürdükleri ve hurdacıya sattıkları anlaşılmakla, bir müştekiye karşı değişik zamanlarda aynı suçu işleyen sanıklar hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan ve fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış olan sanıklar hakkında neticeten hükmolunan 10 aylık hapis cezalarının TCK’nın 50/3. maddesi gereğince seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunlu olsa da; sanıklara TCK’nın 43. maddesi uygulanması durumunda hükmedilecek ceza miktarı her durumda bir yılın üzerinde olacağından ve aksi hal sanıkların; önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlayacak, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacağından, yapılan uygulama sanık lehine kabul edilmiş ve tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Ceza sorumluluğu bulunup hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanıklar hakkında 5395 sayılı yasanın 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlere hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2- Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, sanıklardan müteselsilen alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “sanıklar hakkında danışmanlık tedbiri uygulanmasına” ve “yargılama giderlerinin sanıklardan müteselsilen alınmasına’’ ilişkin bölümlerin çıkarılarak, “sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı; ortak yargılama giderlerinden de eşit olarak sorumlu tutulmalarına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.