YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9408
KARAR NO : 2021/23293
KARAR TARİHİ : 22.12.2021
İhbarname No : KYB – 2020/84176
6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 05.03.2020 tarihli ve 2019/229851 soruşturma, 2020/14335 Esas, 2020/11192 sayılı iddianamenin iadesine dair İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2020 tarihli ve 2020/153 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.03.2020 tarihli ve 2020/395 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 174/1-c maddesinde yer alan “Önödemeye veya uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaştırma ya da seri muhakeme usulü uygulanmaksızın düzenlenen iddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.” şeklindeki, aynı kanunun 250/3. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması şüpheliye teklif edilir ve şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi hâlinde bu usul uygulanır.” şeklindeki düzenlemeler ile nazara alındığında; somut olayda, şüphelinin bilgilendirme aşamasından sonra seri yargılama usulünün uygulanmasını reddettiğine dair 04.03.2020 tarihli tutanağın Cumhuriyet savcısı huzurunda şüpheli tarafından imzalanması ile usul işlemlerinin tamamlanmasını müteakip genel usuller doğrultusunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca 15.06.2020 tarihli iddianamenin düzenlendiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250/3. maddesi gereğince yalnızca seri muhakeme usulünün uygulanmasına dair kabulün müdafii huzurunda yapılmasının arandığı gözetilmeden, iddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 17.09.2020 gün ve 9444 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2020 gün ve KYB/2020-84176 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 174/1-c maddesinde yer alan “Ön ödemeye veya uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaştırma ya da seri muhakeme usulü uygulanmaksızın düzenlenen iddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.” şeklindeki, aynı kanunun 250/3. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması şüpheliye teklif edilir ve şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi hâlinde bu usul uygulanır.” şeklindeki düzenlemeler ile nazara alındığında; somut olayda, şüphelinin bilgilendirme aşamasından sonra seri yargılama usulünün uygulanmasını reddettiğine dair 04.03.2020 tarihli tutanağın Cumhuriyet savcısı huzurunda şüpheli tarafından imzalanması ile usul işlemlerinin tamamlanmasını müteakip genel usuller doğrultusunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca 15.06.2020 tarihli iddianamenin düzenlendiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250/3. maddesi gereğince seri muhakeme usulünün uygulanmasına dair kabulün müdafii huzurunda yapılmasının arandığı gibi Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliğinin 10/1-d, 10/(10) madde ve fıkralarına göre de kabulde müdafii zorunluluğu bulunduğu ancak; reddin müdafii huzurunda yapılması gerektiğine ilişkin yasal düzenleme bulunmadığı anlaşılmakla iddianamenin hukuka uygun şekilde düzenlendiği gözetilmeden, iddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.03.2020 tarihli ve 2020/395 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/4-a. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.