YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/19526
KARAR NO : 2012/22046
KARAR TARİHİ : 04.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının sahip olduğu taşınmazda, hissesinin 1.000 m2.lik kısmını 26.01.2004 tarihinde 39.200 TL ye satın aldığını, satın aldığı taşınmaz içindeki binanın etrafının çevrilmesi ve ağaç dikilmesi için ise 5.000 TL elden ödeme yaptığını, davalının tapuyu veremediği için vasiyet edeceğini söylediğini ve mümkün olursa tapu devrini vereceğini söylediğini, 26.01.2004 tarihli noterde düzenlenen vasiyetname ile de, taşınmazı kendisine vasiyet ettiğini ancak tapuda devir etmediğini belirterek, tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini, mümkün olmadığı takdirde dava konusu taşınmaz için dava tarihindeki değerine karşılık gelmek üzere, dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte, ıslahen 84.350 TL’nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı; taşınmazın yasa gereği devrini yapamadıkları için düzenleme şeklinde vasiyetname yaptığını, binanın ise satış sırasında taşınmaz içinde olup, fiyata dahil olduğunu, herkesin aldığını iade etmek zorunda olduğunu, yalnızca sözleşmedeki bedel ile sorumlu olduğunu belirtmiştir
Mahkemece, taşınmazın ve içinde yer alan yapıların dava tarihindeki rayiç değeri bilirkişi marifetiyle hesaplatılmak suretiyle, davanın kabulü ile, 84.350 TL.nin dava tarihinden
itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte, davacının, dava konusu taşınmazın 1.000 m2 lik kısmını, 26.01.2004 tarihinde 39.200 TL ye davalıdan satın aldığı, konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasında yapılmış olan harici satım sözleşmesi BK. 213 ve 743 Sayılı MK: 614. Noterlik Kanununun 60 ve Tapu Kanunun 26. Maddeleri gereğince geçersiz olup Dairemizin yerleşik uygulamaları nazara alındığında, davacının geçersiz sözleşme nedeniyle ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme ve denkleştirici adalet kurallarına göre isteyebilme hakkı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemece satış bedeli olarak ödenen 39.200 TL’nin dava tarihi itibariyle, dava tarihine kadar ulaştığı alım gücünün enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artış, maaş artışları vs gibi ekonomik etkenlerin ortalamalarının alınarak bilirkişi vasıtası ile hesaplanması ve sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde rayiç değer esas alınmak suretiyle hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan neden ile, davalının temyiz itirazının Kabulü ile, temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 1,252.60 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 4.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.