YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9703
KARAR NO : 2021/18482
KARAR TARİHİ : 28.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM :Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
21.11.2013 tarihinde sanıklar … ve …’in ikametinde yapılan arama sonucunda 699 karton kaçak sigara ele geçirildiği , dosya sanığı …’ın diğer sanıklar … ve … arasındaki telefon görüşmelerine dair iletişimin tespiti sonucu elde edilen TAPE kayıtlarının incelenmesi üzerine, yakalanan sigaralarla igili olarak kaçakçılık suçuna sanık …’ın iştirak ettiğinden bahisle 01/11/2014 tarihli iddianame ile sanıkların toplu halde kaçakçılık suçunu işledikleri iddiası ile temyize konu kamu davası açılmış ve mahkemece sanıkların toplu halde kaçakçılık suçunu işlediklerinin kabulü ile mahkumiyetlerine ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiş ise de,
Uyap üzerinden yapılan araştırmada Dairemizin 2021/8689 Esas Sayılı aynı gün incelenen ve bozulmasına karar verilen dava dosyasında yine sanıklar … ve … haklarında dava konusu 699 karton kaçak sigara ile ilgili 05/01/2014 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı mahkemece 18/09/2014 tarihinde sanıklar Asker ve …’in atılı suçtan mahkumiyetleri ile kaçak eşyanın müsaderesine karar verildiği de görülmekle,
Yerel mahkemece, yüklenen suçu sanık … ile birlikte işledikleri kabul edilen sanıklar … ve … hakkında, daha önceden aynı maddi olay ile ilgili olarak kurulan ve işbu dava ile aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu anlaşılan Dairemizin 2021/8689 Esas Sayılı dosyasında kayıtlı dava dosyasının, temyize konu edilen işbu dosya ile birleştirilerek; sanıkların hukuki durumunun birlikte tayin ve takdir edilmesi zorunluluğu,
Kabule göre de;
1-Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eylemlerinin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10 madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2 maddelerinin somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2-Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 21.11.2013, iddianame düzenleme tarihinin 01.11.2014 olduğu,
1-Sanık …’ın;
Dairemizin aynı gün incelenen 2021/9880 Esas sayılı dosyasında …. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/82 Esas, 2014/387 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 05.12.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 27.01.2014 olduğu,
2- Sanık …’in;
-Dairemizin aynı gün incelenen 2021/15284 Esas sayılı dosyasında …. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/444 Esas, 2015/291 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 16.01.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 01.11.2014 olduğu,
-Sanık hakkında ….. Asliye Ceza Mahkemesinde aynı tür suçtan açılan ve halen derdest olan mahkemenin 2020/535 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 20/11/2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 01/11/2014 olduğu, anlaşılmakla;
3-Sanık …’in;
Dairemizin aynı gün incelenen 2021/16656 Esas sayılı dosyasında …. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/299 Esas, 2016/7 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 05.03.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 02/05/2014 olduğu,
Sanıkların anılan dosyalardaki eylemlerinin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek, suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanıkların eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından sanıklara ait dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
3- 24/11/2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4-Suça konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiileri ile sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’nun 326/son uyarınca sanıkların cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 28/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.