YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3937
KARAR NO : 2021/12395
KARAR TARİHİ : 14.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
1) Sanığın sahibi ve yetkilisi olduğu … İletişim isimli iş yerinde katılanın bilgisi ve rızası dışında katılan adına sahte GSM abonelik sözleşmesi düzenlemek suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında; abonelik sözleşmesinin sanığın iş yerinde düzenlediği, 14.05.2013 tarihli ekspertiz raporuna göre sözleşmedeki imzaların katılana ait olmadığının tespit edildiği ve menfaatin sanığa ait olduğu, bu nedenle suçun sübut bulduğu gözetilerek; Hüküm tarihinden önce 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki; “Kişinin bilgisi ve rızası dışında, işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeği aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki; “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri karşısında, sanığın özel hüküm niteliğinde bulunan ve ön ödeme kapsamında kalan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununa muhalefet suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfına hata değerlendirilmesi ile beraatine hükmedilmesi,
2) Sanığın eyleminin 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na aykırılık suçu kapsamında kaldığı görülmekle ön ödemenin gerçekleşmemesi halinde; hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 14.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.