YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/13037
KARAR NO : 2021/11949
KARAR TARİHİ : 08.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafisinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1) 213 sayılı Kanun’un 139. maddesinde yazılı istisnalardan birinin bulunmaması halinde vergi incelemesinin mükellefin işyerinde yapılması gerektiği, sanığa vergi denetmeni tarafından defter ve belgelerini ibraz etmesi için çıkartılan tebligat tarihinde iş yerinin faaliyetine devam edip etmediğine dair herhangi bir tespitin dosya içerisinde bulunmadığı anlaşılmakla, hesapların dairede incelenmesine imkan veren 213 sayılı Kanun’un 139/2. maddesindeki istisnalardan birinin varlığının önceden belirlenip belirlenmediğinin incelemeyi yapan vergi denetmeninden sorulması, işyeri dışında inceleme yapılmasına ilişkin bir tespiti varsa belgesinin dosyaya ibrazının istenmesi, aksi takdirde yapılan tebligatın hukuki sonuç doğurmayacağı gözetilerek sonucuna göre hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması;
2)Kabule göre de;
a)Suç tarihi itibarıyla sanığın adli sicil kaydında sadece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar mevcut olup, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 tarihli, 346-25 Esas ve Karar sayılı kararında vurgulandığı üzere, kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibarıyla karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir hüküm niteliğinde olmadığı, dolayısıyla suç tarihi itibarıyla sanığın kasten işlediği suçtan dolayı kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünün bulunmadığı, 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinin 8. fıkrasına eklenen 2. cümle hükmünün suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe girdiği ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerektiği nazara alındığında; incelenen dosyada, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu neticesinde oluşan herhangi bir somut maddi zarar bulunmadığı halde, ileride suç işlemeyeceği kanaatiyle cezası ertelenen ve engel adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve zararın giderilmediği gerekçeleri ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b) Erteleme hükümleri uygulanırken CMK’nın 232/6 maddesine aykırı olarak TCK’nın 51/7-8. maddelerinin gösterilmemesi yasaya aykırı,
c)Mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK’nin 53/3.maddesi uyarınca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı maddenin 1.fıkrasının (c) bendindeki hak yoksunluğunun hiçbir şekilde uygulanamayacağının gözetilmemesi isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 08.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.