Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/9407 E. 2021/23294 K. 22.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9407
KARAR NO : 2021/23294
KARAR TARİHİ : 22.12.2021

İhbarname No : KYB – 2020/84191

Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 245/1, 62 ve 52. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 Türk Lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair Antalya 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/07/2018 tarihli ve 2016/227 Esas, 2018/534 sayılı kararını kapsyan dosya incelendi.
Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 11/12/2017 tarihli ve 2017/26572 Esas, 2017/26493 Karar sayılı ilamında yer alan, “…Sanığın, suç tarihinde kendisini banka görevlisi olarak tanıtıp, menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edilmesi karşısında; hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ile değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu, bozmayı gerektirmiş…” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Somut olayda, sanığın yetkilisi olduğu firma çalışanlarının kendilerini banka görevlisi olarak tanıtarak müştekilerden kart bilgilerini istemesi, müştekilerin de söz konusu bilgileri vermesi neticesinde müştekinin hesabından 917,00 Türk lirası haksız menfaat elde edilmesi şeklinde gerçekleşen eylemin, suç tarihinden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 158/1. maddesine eklenen (L) bendinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamına alınmış olduğundan, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 12. maddesi uyarınca bu suçlardan açılan kamu davalarının ağır ceza mahkemelerinde görülmesi gerektiği gözetilmeden, görevsizlik kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 17.09.2020 gün ve 9212 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2020 gün ve KYB/2020-84191 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Oluş ve tüm dosya kapsamına göre; hükümlünün katılanı Türkiye İş Bankasından aradığını belirterek, kart bilgilerini ele geçirip hesabından 917,21 TL çekim yaptığı olayda; eyleminin 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK.nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturma ihtimaline binaen delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Antalya 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.07.2018 tarihli ve 2016/227 Esas, 2018/534 sayılı Kararının 5271 sayılı CMK.nın 309/4-b maddesi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak üzere BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.