Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/24055 E. 2013/7948 K. 25.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/24055
KARAR NO : 2013/7948
KARAR TARİHİ : 25.03.2013

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin; 5237 sayılı TCK’nın 31/1. maddesi uyarınca 12 yaşını doldurmamış çocuklar ile aynı maddenin ikinci fıkrasına göre işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan yada davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemiş 12-15 yaş grubunda bulunan çocuklar hakkında uygulanması olanağının bulunduğu gözetilmeyerek, ceza sorumluluğu bulunan sanık hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 5/1-a-d. maddesi uyarınca danışmanlık ve sağlık tedbiri yaptırımına hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nun temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkındaki “5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 5/1-(a-d) maddesi uyarınca danışmanlık ve sağlık tedbiri uygulanmasına” ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle,usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık hakkında mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihinde 18 yaşını tamamlamamış ve daha önce hapis cezasına mahkum edilmeyen sanık hakkında hapis cezası ve adli para cezasının seçenek yaptırım olarak öngörüldüğü mala zarar verme suçundan hapis cezasına hükmedildiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 50/2. maddesi ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabileceği hallerde aynı içeriği kapsayan 5237 sayılı TCK’nın 50/1-b maddesinin uygulanamayacağı gözetilerek, hükmedilen kısa süreli hapis cezasının aynı Kanunun 50/1. maddesinde öngörülen diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,
2-Çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin; 5237 sayılı TCK’nın 31/1.maddesi uyarınca 12 yaşını doldurmamış çocuklar ile aynı maddenin ikinci fıkrasına göre işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan yada davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemiş 12-15 yaş grubunda bulunan çocuklar hakkında uygulanması olanağının bulunduğu gözetilmeyerek, ceza sorumluluğu bulunan sanık hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 5/1-a-d. maddesi uyarınca danışmanlık ve sağlık tedbiri yaptırımına hükmolunması,
3-Suç tarihinde kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında, 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan müştekinin zararının bulunmadığı da değerlendirilip denetim olanağı verecek biçimde karar yerinde tartışılarak, anılan Kanun maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken, “zararın giderilmediği” biçiminde yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile CMK’nın 231. maddesinin uygulanmamasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nun temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 25.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.