Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/16496 E. 2021/20209 K. 30.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16496
KARAR NO : 2021/20209
KARAR TARİHİ : 30.11.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık …’nin dilekçesine göre temyiz isteminin konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1-Sanık … Çifci hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden sanığın temyiz istemine ilişkin yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen karar temyiz edilirken herhangi bir gerekçe gösterilmediğinden sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık … hakkında hırsızlık suçu yönünden sanık ve sanık müdafinin temyiz istemine ilişkin yapılan incelemede;
Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının ve aynı Kanun’un 286/2-b maddesi uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık ve sanık müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca istem gibi REDDİ ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi’nin temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararının ONANMASINA,
3-Sanık … hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden sanık müdafinin temyiz istemine ilişkin yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin mağdurun şikayetten vazgeçmesi nedeni ile konut dokunulmazlığının ihlali suçundan ceza verilemeyeceğine ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebebe yönelik yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesine göre, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında kurulabileceğinin düzenlenmesi karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, iddianamede dava konusu yapılan fiilin bir başka olaya dayalı olmadan bağımsız olarak açıklanıp belirtilmesinin gerektiği, aksine uygulamanın hangi eylemden dolayı dava açıldığı ve hangi iddiaya karşı savunma yapılacağı hususunda karışıklığa neden olacağı, bu itibarla sanık hakkında iddianame içeriğine göre konut dokunulmazlığının ihlali suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gibi ilk derece mahkemesince de sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin bir karar verilmediğinin anlaşılması karşısında; CGK’nun 2014/238 K. sayılı kararında da ifade edildiği gibi sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan birleştirme talepli dava açılması sağlanarak yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiği halde, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmesine 30.11.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.