Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/14079 E. 2012/22358 K. 09.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14079
KARAR NO : 2012/22358
KARAR TARİHİ : 09.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, 8.9.2005 tarihli sözleşme ile Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığından 495 ada 11 parsel D:1-A 2 Blok 6 nolu bağımsız bölümü satın aldığını ancak kullanım sırasında bir takım gizli ayıpların ortaya çıkması nedeniyle tespit dosyası ile eksiklerin tespit edildiğini bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000 TL tazminatın davalı idareden alınarak kendisine ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın Kısmen Kabulüne, 2.973,42 TL ayıplı imalatların giderilmesi için alınacak tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4. maddesi çerçevesinde ayıp sebebiyle bedel iadesine ilişkindir. Bu halde, mahkemece davaya konu taşınmaz üzerinde, konusunda uzman bilirkişi marifeti ile inceleme yapılmalı, ayıpların tüketici hatasından mı üretimden mi kaynaklandığı bulunmalı, üretimden kaynaklandığı değerlendirilir ise ayıbın gizli ya da açık ayıp mahiyeti belirlenmeli, neticesine göre tüketicinin ayıbı yasada belirlenen sürede ihbar edip etmediği tespit edilmelidir. Somut olayda, davacı davalı firmadan satın aldığı taşınmazın ayıplı olduğunu iddia etmiş ve bu yönde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporu minat miktarları da mevcuttur. Açık ayıplardan ötürü tazminat istenebilmesi, 4077 Sayılı Kanunun 4/2 maddesine göre süresinde ayıbın ihbar edilmesi mükellefiyetine bağlıdır. Davacı tarafından bu ihbar mükellefiyetinin süresinde yerine getirilmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumca Mahkemece taraf ve Yargıtay denetimine elverişli, bahsi geçen ilkeleri ve taraf itirazlarını karşılar yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılıp, davacının yerine getirilmesini istediği ayıplardan hangisinin açık hangisinin gizli ayıp olduğu belirtilip açık ayıplar dolayısıyla taleplerin reddedilmesi, gizli ayıplar nedeniyle davacının apartmandaki hissesi de göz önünde bulundurularak talep edilebilecek tazminat miktarı belirlenip sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 9.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.