YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/6656
KARAR NO : 2012/5899
KARAR TARİHİ : 14.03.2012
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Kilitlenmek Suretiyle Muhafaza Altına Alınan Eşya Hakkında Hırsızlık, Mala Zarar Verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1- Mala zarar verme suçuna ilişkin kurulan hükmün incelenmesinde,
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre; 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesiyle değişik 1412 sayılı CMUK’nun 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi olanaklı olmadığından sanık … müdafisinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
2-Hırsızlık suçuna ilişkin kurulan hükmün incelenmesinde,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.12.2011 tarih, 2011/356-272 sayılı kararı ile “5271 sayılı CMK’nın 226. maddesinde öngörüldüğü biçimde suçun hukuki niteliği değişmemiş, sanık hakkında uygulama şartları değişmemiş, sanık hakkında uygulama şartları gerçekleşmediği için, uygulanmayan 5237 sayılı TCK’nın 145, 150/2 ve 168. maddeleri ile cezanın artırılması gerektiren başka bir durumda ilk kez duruşmada ortaya çıkmamıştır. Sanık hakkında düzenlenen iddianamede yanlıgı ile sanık hakkında uygulanması istenen indirim hükmünün sanık aleyhine olacak şekilde uygulanmaması sanığa ek savunma hakkı verilmesini gerektirmeyecektir,” şeklinde karar verilmesi karşısında, iddianamede uygulanması istenen TCK’nın 145. maddesinin uygulanmaması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmeden uygulanmadığı gerekçesiyle bozma isteyen tabliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
CMK’nın 196/2 maddesine aykırı olarak, istinabe yoluyla sorguya çekilen sanığa, sorgusundan önce esas mahkemesinde ifade vermek isteyip istemediğinin sorulmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafisinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 14.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.