Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/8336 E. 2021/11614 K. 24.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8336
KARAR NO : 2021/11614
KARAR TARİHİ : 24.11.2021

MAHKEMESİ : Ödemiş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında Ödemiş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükmün taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, istinaf başvurularının reddine karar verilmiş olup, bu kez taraf vekilleri tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… İli … İlçesi … Beldesi çalışma alanında 1984 yılında yapılan tapulama çalışmalarında hali arazi olduğu belirtilerek tescil harici bırakılan, Ödemiş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1991/111 Esas, 1996/123 Karar ve 1995/271 Esas, 1995/450 Karar sayılı dava dosyalarında mevcut 13.12.1994 tarihli krokide A harfi ile gösterilen 28.305 m2, B harfi ile gösterilen 29.406 m2 ve C harfi ile gösterilen 8.555 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, anılan dava dosyalarında yapılan yargılama neticesinde … adına sırasıyla 2586, 2587 ve 2588 parsel olarak tarla vasfıyla tescil edildikten sonra, bölgede 2001 yılında yapılan yenileme kadastrosu sonucunda sırasıyla 196 ada 11 parsel numarasıyla 28.462,69 m2 alanlı; 196 ada 10 parsel numarasıyla 29.410,86 m2 alanlı ve 196 ada 9 parsel numarasıyla 8.821,94 m2 alanlı olarak tespit edilmişler ve dava dışı Hazine tarafından, taşınmazların uygulama kadastrosunun iptali istemiyle açılan davalar, … Kadastro Mahkemesinin 2002/113-100 ve 2002/112-109 Esas, Karar sayılı ilamlarıyla reddedilmiştir.
Davacı … İdaresi vekili, … İlçesi … köyünde kain 196 ada 9, 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazların, davalı adına hükmen tesciline esas teşkil eden davalarda Orman İdaresinin taraf olmadığını ve yargılamalarda herhangi bir orman incelemesi yapılmadığını, sözkonusu taşınmazların 1994 yılında 163 no’lu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yörede yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu çalışmaları sonucunda orman olarak sınırlandırılan alan içerisinde kaldığını belirterek, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına tapuya tescili ve davalının taşınmazlara vaki müdahalesinin önlenmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının tapu iptal ve tescile yönelik davasının kabulüne, dava konusu … İli … İlçesi … Beldesinde kain 196 ada, 9, 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına tapuya tesciline, tapu iptali tescil talepli dava ile meni müdahale talepli davaların usulen aynı dosya kapsamında görülemeyeceği gerekçesiyle, men-i müdahale talebine yönelik davanın tefrikine karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından ve tefrik edilen talep yönünden davacı … İdaresi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf isteminin HMK’nin 353/(1)-b/1 maddesi gereğince esastan, davacı vekilinin istinaf istemini müdahalenin önlenmesi talebine yönelik dava tefrik edildiği ve yargılaması devam ettiği gerekçesiyle bu aşamada reddine karar verilmiş ve iş bu karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava; kesinleşmiş orman tahdidi kapsamında kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili istemine ilişkindir. Buna göre, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/a maddesi uyarınca davalı kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmolunmaması gerekirken, davalı … aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmiş olması isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi hüküm fıkrasının HMK’nin 370/2. maddesi gereğince aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeple davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi (16.) Hukuk Dairesi’nin 23.11.2017 tarihli ve 2017/416 Esas, 2017/485 Karar sayılı istinaf isteminin reddine dair kararının KALDIRILMASINA, Yerel Mahkeme hükmünün, 3, 4 ve 5 numaralı bentlerinin hüküm fıkrasından tamamen çıkartılması, hükmün 3. bendine “3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/a maddesi uyarınca davacı vekili lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” ibaresinin, hükmün 4. bendine “Yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına” ibaresinin yazılması ve bent numaralarının teselsül ettirilmesi suretiyle 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddeleri uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, HMK’nin 373/1.maddesi gereği kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi (16.) Hukuk Dairesine, dosyanın ise ilk derece mahkemesi Ödemiş 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.