Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/3227 E. 2021/8255 K. 24.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3227
KARAR NO : 2021/8255
KARAR TARİHİ : 24.11.2021

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Yasaya Muhalefet
Hüküm : Sanık ….hakkında; CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınce beraat
Sanık … hakkında; 2863 sayılı Kanunun 65/1, TCK’nın 62, 52/2, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık …’in beraatine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından, sanık …’ün mahkumiyetine ilişkin hüküm katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkındaki zamanaşımı süresinin, TCK’nın 67/2-d maddesi uyarınca diğer sanık … hakkında verilen mahkumiyet kararı ile kesildiği ve zamanaşımının henüz dolmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki zamanaşımı nedeniyle düşme isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 12/07/1995 tarih ve 6848 sayılı kararı ile tescilli Tarihi Yarımada Kentsel ve Tarihi Sit sınırları içerisinde kalan, anılan Kurulun 25/01/2005 tarih ve 405 sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen Fatih Belediyesi, Cankurtaran Mahallesi, Akbıyık Caddesi, 66 ada 8 no’lu parseldeki taşınmaz ile evvelce birleştirilmiş olan tescilsiz 69 ada 9 no’lu parselde yer alan binada, Fatih Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından yapılan incelemelerde, 1. normal kata çıkış merdiveninin kaldırıldığı, eski eser binanın zemin katına şap atılmış olduğu belirlenerek faaliyetin durdurulduğu, Kurul uzmanları tarafından 66 ada 8 no’lu parseldeki binada 11/05/2012 tarihinde yapılan incelemelerde, bodrum+zemin+iki normal ve çatı katlı kagir yapının tüm katlarında konaklama maksadıyla kullanılmak üzere devam eden izinsiz inşai faaliyetin tespit edildiği, 8 ve 9 no’lu parseller arasında her kat seviyesinde geçişler bulunduğunun belirtildiği, dosya kapsamında mevcut taşınmaz kaydı incelendiğinde, 66 ada 8 no’lu taşınmazın sanık …’ün annesi Semiha Ulutürk’e ait olduğu, taşınmazın 30/04/1998 tarihinde edinildiği, beyanlar hanesine 05/09/2005 tarihinde korunması gerekli kültür varlığı olduğuna dair şerh verildiği, taşınmaz ile sanık …’un ilgilendiği, sanık Kamo’nun da 11 yıldır taşınmazda kiracı olduğu, sanık …’un savunmasında, yapının tescilli eser olduğunu bilmediğini, elektrik ve su tesisatını yenilemek için belediyeye müracaat ettiğinde kendisine yapının tescilli olduğunun söylendiğini belirttiği, ancak Fatih Belediyesi tarafından gönderilen cevabi yazıda elektrik ve su tesisatı yenilemek için sanığın herhangi bir başvuruda bulunmadığının belirtildiği, sanık …’in de 2012 yılında sadece elektrik ve su tesisatını yenilediklerini beyan ettikleri dikkate alındığında sanık … hakkındaki beraat kararının isabetli olmadığı,
Ayrıca bozma ilamı doğrultusunda İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 12/07/1995 tarih ve 6848 sayılı, davaya konu taşınmazın Tarihi Yarımada Kentsel Ve Tarihi Sit sınırları içerisinde kaldığına dair kararının mahallinde usulüne uygun vasıtalarla ilan edilip edilmediğinin araştırıldığı ancak gelen cevabi yazılarda bu hususun netliğe kavuşturulmadığı, yine bozma ilamı doğrultusunda icra edilen keşif neticesinde düzenlenen 22/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda “müdahalelerin büyük kısmının esaslı nitelikte olduğu, esaslı onarım niteliğindeki uygulamalardan dolayı tescilli taşınmazın kısmen zarar gördüğünü söylemenin mümkün olduğu, özellikle iç yapı itibariyle zarar verici nitelikte olduğu, ancak geri dönüşümü mümkün olmayacak şekilde zarar geldiğinin söylenemeyeceği” nin belirtildiği dikkate alındığında tescilli kültür varlığının zarara uğrayıp uğramadığı, özgün yapısını kaybedip kaybetmediğinin her türlü şüpheden uzak biçimde belirlenemediği, anılan hususlarda bozma ilamının gereklerinin yerine getirilemediği anlaşılmakla;
İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 12/07/1995 tarih ve 6848 sayılı kararının mahallinde ilan edilmediği, ilan edilmiş ise ilan tutanaklarının Fatih Belediyesi, kaymakamlık ve İstanbul Valiliğinden sorularak var ise dosya kapsamına alınması, inşaat mühendisi, mimar ve sanat tarihi alanlarında uzman bilirkişiler refakate alınarak yeniden keşif yapılarak suça konu müdahalelerin, tescilli kültür varlığının zarar görmesine, özgün yapısını kaybetmesine sebebiyet verip vermediğinin tereddütsüz şekilde belirlenmesi, sonucuna göre, zararın varlığı halinde, 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1. maddesi; zararın yokluğu halinde ise, fiillerin “basit onarım” niteliği taşıması veya “inşai ve fiziki müdahale” niteliği taşısa dahi suç tarihi itibariyle Fatih Belediye Başkanlığı bünyesinde Koruma Uygulama ve Denetim Bürosu bulunması karşısında, 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/4. maddesi kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ve yetersiz bilirkişi raporuna itibarla yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, sanık … müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince hükümlerin isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 24/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.