YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13947
KARAR NO : 2021/10889
KARAR TARİHİ : 03.11.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… İli … İlçesinde yapılan kadastro tespit çalışmaları sonucunda, … Köyü çalışma alanında bulunan Höbek Mevkii 101 ada 822 parsel sayılı 9.144,99 m² yüzölçümündeki taşınmaz, davalı … adına tespit edilmiştir.
Davacı … İdaresi vekili, 101 ada 822 parsel sayılı taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, tespitin iptali ile taşınmazın orman niteliğinde Hazine adına tescili istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmış ve bu Mahkemece verilen önceki karar, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, “Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede yapılan orman tahdidi ve 2/B çalışmasının 18.04.2013 tarihinde ilan edildiği, eldeki davanın tahdidin kesinleşmesini önlediği ve davanın aynı zamanda 6831 sayılı Kanun’a göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğine dönüştüğü açıklanarak, tapu iptali ve tescil davası elde tutulup, orman kadastrosuna ve 2/B madde uygulamasına itiraz yönünden kadastro mahkemesi görevli olduğundan tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmesi, orman kadastrosuna ve 2/B madde uygulamasına itiraz davasının HMK’nin 165. maddesi uyarınca bekletici mesele yapılıp kesinleşmesinden sonra sonucuna göre iptal ve tescil isteği yönünden esas hakkında karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur.
Asliye Hukuk Mahkemesince bozma ilamına istinaden, orman kadastrosuna ve 2/B madde uygulamasına itiraz davasının tefriki ile verilen görevsizlik kararı uyarınca dava dosyasının gönderildiği Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, … İli … İlçesi … Mahallesi … Mevki 101 ada 822 parsel sayılı taşınmazın Kadastro tutanağının iptali ile 11.10.2017 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 7.869,26 metrekarelik kısmının … İli … İlçesi aynı parsel numarası ile “Zeytinli Bahçe” vasfıyla … adına, (B) harfi ile gösterilen 1.275,13 metrekarelik kısmının adanın son parsel numarasından sonraki parsel numarası verilmek suretiyle “Orman” vasfıyla Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı … İdaresinin davasının kısmen kabulüne ve çekişmeli taşınmazın A harfiyle gösterilen kısmının zeytinli bahçe vasfıyla davalı kişi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ise de, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır. Orman bilirkişi raporunda, A ile gösterilen kısım 1988 hava fotoğrafında imar ihya edilerek zeytinlik olarak kullanılan alan olarak göründüğü belirtildiği halde, üzerindeki zeytin ağaçlarının ortalama yaşı, sayısı ve dağılımı belirlenmediği gibi, rapor ekindeki çakıştırmada taşınmazın orta bölümünde ağaçlık bir alan olduğu, ancak geri kalan bölümünün açık olarak göründüğü anlaşılmaktadır. Ayrıca raporlarda, taşınmazın 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman vasfını tam olarak yitirip yitirmediği duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulamaz.
6831 sayılı Kanun’un değişik 2/B maddesinde, bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerin orman rejimi dışına çıkartılacağı düzenlenmiş olup, bundan doğal ve gerçek anlamda nitelik kaybının anlaşılması gerekir. Her isteyenin, ormanlarda doğal olarak bulunan deliceleri aşılaması, bina ya da eklentilerini inşa etmesi, erozyona sebep olacak biçimde araziyi teraslaması ya da orman bitkilerini kökleyip tarım yapmaya teşebbüs etmesi veya 6831 sayılı Kanun’un 17/2. maddesi gereğince hiçbir zaman kişiler adına tapuya tescil edilemeyecek ve özel mülk olamayacak orman içi açıklığı niteliğinde olan yerler, kanun maddesinde anlatılan bilim ve fen bakımından nitelik kaybı olmayıp, zorla ve ormanın tahribi sonucu niteliğinin kaybettirilmesidir. Bu yöntem, toprak erozyonu, ormanların ortadan kalkması, doğanın ve çevrenin bozulup yok olması sonuçlarını doğurur. Kanunda tanımlanan “bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetme” kavramından bu tür olaylar amaçlanmamıştır. 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesinin başka türlü yorumu, ormanların bilinçli şekilde niteliğinin kaybettirilmesine, tahribine ve yok edilmesine izin verdiği anlamına gelir ki, bu durum Anayasanın 169 ve 170. maddelerine aykırı olur. Suç teşkil edecek eylemlerle ve zorlama yolu ile ormanların niteliğinin kaybettirilmesi, kanunlarla korunamaz.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği getirtilmeli, yine yöreyi kapsayan 1981 tarihinden öncesine ve sonrasına ait en yakın tarihli hava fotoğrafları bulundukları yerden getirilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanının katılımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6, 7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli, tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli, tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli, çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde giderilmeli; taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, orjinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı açıklanmalı; uzman orman bilirkişi kurulunca, 6831 sayılı Kanun’un 2/4. maddesinde sayılan yerlerde 2/B madde uygulamasının yapılamayacağı, yukarıda anlatılan eylemler sonucu ormanların yok edilmesinin ve baştan beri 6831 sayılı Kanun’un 17. maddesinde anılan orman içi açıklık niteliğinde olan veya sonradan bu hale gelen yerlerin bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybetme olarak kabul edilemeyeceği gözönünde bulundurularak, dava konusu taşınmazların orman bütünlüğünü bozmama, su ve toprak rejimine ve çevresindeki ekosistemlerinin tüm öğeleriyle kendisini yenileyebilme gücüne zarar vermeme, ormancılık çalışmalarının etkenlik, verimlilik ve karlılık düzeylerini düşürmeme, taşınmaz üzerinde insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşüp dönüşemeyeceği gibi koşullar birlikte değerlendirilip, dava konusu taşınmazın hangi doğal olaylar ve eylemler sonucu bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybettiği ya da etmediğini incelenerek bu olguları tartışılmalı ve hangi maddi ve bilimsel olgular sonucu taşınmazın nitelik kaybettiği sonucuna ulaşıldığı raporlarında açıklanmalı ve bu yönde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi; kabule göre de, orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına itiraz davasında tescil hükmü kurulması da usul ve yasaya uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 03.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.