Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/6072 E. 2021/11780 K. 30.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6072
KARAR NO : 2021/11780
KARAR TARİHİ : 30.11.2021

MAHKEMESİ : Samsun Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında Samsun Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili, davalı … vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım Kadastrosu sırasında … İlçesi … Köyü … Mevkii 738 parsel ve 740 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 740 nolu parsele “taşınmazın tamamı 1981 yılından beri … oğlu …’ün kullanımındadır” ve 738 parsele “taşınmazın tamamı 1981 yılından beri … oğlu … kullanımındadır, Parsel üzerindeki (A) harfi ile gösterilen kargir bina Kadir oğlu … ve (B) harfi ile gösterilen kargir ev … oğlu … kullanımındadır” şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı … vekili, davacının 1991 yılında her iki taşınmazdan olmak üzere toplamda dört dönüme yakın bir yeri davalıların babasından satın aldığını, arsanın üzerindeki tahta ev yerine 2001 yılında davalı …’e bedelini ödeyerek betonerme ev yaptırdığını, 2/B çalışmalarında taraflar arasında anlaşmazlık başladığını ve sadece evin davacıya ait olduğuna yönelik tespitin hatalı olduğunu belirterek davacının kullandığı alanın belirlenip bu kısma yeni parsel numarası verilip kullanıcısı davacı olarak tespit ve tescilini talep etmiş, dosya kapsamında gerçekleştirilen keşifte alınan imzalı beyanında davacı asıl 740 parselle ilgili talebi olmadığını belirtmiştir. Davalılar … ve … vekili, davacının sadece taşınmazda evi olduğunu, ev dışında taşınmazlarda hiçbir hakkı bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Davalı Hazine vekili, kadastro tespitinin yerinde olduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda ispatlanmayan davanın reddine, dava konusu 738 ve 740 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi Hazine adına tarla vasfıyla tesciline karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK’nin 353/(1)-a.6.maddesi uyarınca kabulüne, Samsun Kadastro Mahkemesinin 04.05.2017 tarihli ve 2013/24 Esas, 2017/31 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, dosyanın usule ve esasa yönelik olarak uygun şekilde inceleme yapılmak üzere Mahalli Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince gönderme kararına uygun şekilde yapılan yargılama sonunda davacının …’e yönelik davasının usulden reddine, davacının …’e yönelik davasının kısmen kabul kısmen reddi ile dava konusu 738 ve 740 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi Hazine adına tarla vasfıyla tesciline, dava konusu 740 parselin beyanlar hanesindeki şerhlerin aynı şekilde muhafaza edilmesine, dava konusu 738 parselin beyanlar hanesinin 1. sırasındaki şerhin aynen muhafaza edilmesine, beyanlar hanesinin ikinci ve üçüncü sırasının “bilirkişiler … ve … 09.11.2017 havale tarihli rapor ekindeki krokide kırmızı renkle ve A harfi ile gösterilen 95.87 m2 lik alan ve üzerindeki evin davacı … oğlu …’nun kullanımındadır, taşınmazın geri kalan kısmı ve üzerinde bulunan diğer kagir ev ise davalı … oğlu …’ün kullanımındadır.” şeklinde düzeltilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Hükme karşı davacı vekili, davalı … vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekili ve davalı Hazine vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre, davacı vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nin 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 35,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 23,40 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına 30.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.