YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4125
KARAR NO : 2021/13621
KARAR TARİHİ : 27.12.2021
MAHKEMESİ : … 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen itirazın iptali davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kaldırılarak, davanın reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; tarafların ortak murisi olan İlhan Kaskan adına kayıtlı bulunan … ili … ilçesi … Mah. … Mevkii, 21L-M/22M Pafta, 444 ada 135 parsel 2 numaralı bağımsız bölüm üzerindeki 21.08.2009 tescil tarihli ve 12811 yevmiye numaralı 600.000 TL bedelli ipotek borcunun ödenerek ipoteğin kaldırıldığını, davalının ise miras hissesi oranında tereke borcundan sorumluluğunun bulunmasına rağmen aleyhinde başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; davalının itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; davanın zamanaşımı nedeniyle reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince; Borçlar Kanunun’un 73/1. maddesi gereğince ödeme tarihten itibaren iki yıl içerisinde borcun zamanaşımına uğrayacağı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince; davanın sebepsiz zenginleşmeden doğan alacak niteliğinde olduğu, bu sebeple uygulanacak kanun maddesinin TBK’nin 77 vd. maddelerine (ödeme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK’nin 61 vd maddeleri) göre değerlendirileceği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ve davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespiti için öncelikle alacağı doğuran hukuki sebebin tam ve doğru olarak tespit edilmesi gerekmektedir. Zira; bir davada ileri sürülen olguları kanıtlamak taraflara, bu olgulara dayalı olarak uyuşmazlığı nitelemek, uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak uygulamak doğrudan hakime ait bir görevidir ( HMK md. 33.).
Davacı, eldeki dava ile müşterek murise ait borcu ödediği iddiası ile diğer mirasçı davalıdan miras payı oranında tahsilini istemiş, davalı taraf ise cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunmuştur.
Her ne kadar mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, olayın oluş şekli ve taraflar arasındaki ilişki gözönüne alındığında, taraflar arasında vekaletsiz iş görme ilişkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Vekaletsiz iş görme, TBK’nın 526. maddesi ve devamında düzenlenmiş olup, başkasının hesabına iş gören, o işi sahibinin menfaatine ve varsayılan iradesine uygun olarak görmekle yükümlü kılınmıştır. Aynı Kanunun 529. maddesinde ise “İş sahibi, işin kendi menfaatine yapılması halinde, iş görenin durumun gereğine göre zorunlu ve yararlı bulunan bütün masraflarını faiziyle ödemek, gördüğü iş dolayısıyla üstlendiği edimleri ifa etmek ve hakimin takdir edeceği zararı gidermekle yükümlüdür.” denilmiştir.
İş görenin vekaletsiz iş görmeden kaynaklanan alacak hakları işi görülenin haksız iktisabı sayılmaz. Bu alacak hakları TBK’nın 147. maddesinde (BK 126.Mad.) sayılanlardan da değildir. Vekaletsiz iş görme halinde özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden, TBK’nın 146. maddesindeki (BK 125.Mad.) on yıllık zamanaşımı süresi uygulaması gerekmektedir. (Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 04/06/1995 tarihli 15/6 sayılı İBK, HGK’nın 19/10/1960 tarihli ve 13-14 sayılı kararı.
Buna göre bölge adliye mahkemesince; davacı tarafça yapılan ödemelerin, vekaletsiz iş görme hükümleri kapsamında değerlendirilmesi ve taraflar arasındaki vekaletsiz iş görmeye dayalı bu ilişkinin, TBK’nın 146. maddesi uyarınca on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu gözönüne alınması suretiyle, işin esasının bu doğrultuda ve belirtilen hukuki sebeplere göre incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin yanılgılı değerlendirme ile sebepsiz zenginleşme ilişkisi olarak nitelendirilmesi ve davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.3- Bozma nedenine göre, davacı vekilinin hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK’nın 371. maddesi uyarınca temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle davacının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, dosyanın HMK’nın 373/2 maddesi uyarınca kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 27/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi