YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4115
KARAR NO : 2021/4826
KARAR TARİHİ : 16.09.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davasında itiraz hakem heyetince verilen kararın karşı taraf(davalı) vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
– K A R A R –
Başvuru sahipleri (davacılar) vekili, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacıların desteğinin öldüğünü açıklayıp davacı … Bakan için 92.424,98 TL, davacı … için 76.190,61 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Karşı taraf (davalı) vekili, davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakemince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; talebin kabulü ile davacı … Bakan için 92.424,98 TL, davacı … için 76.190,61 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmiş, anılan karara karşı itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş, karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, desteğin sevk ve idaresindeki motosikletin sürücüsü iken gerçekleşen kazada öldüğünü açıklayıp destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu’nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir.
Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.
Müterafik kusur indiriminde, her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun 44.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut olayda, davacıların desteğinin sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyri sırasında gerçekleşen kazada kafa ve genel beden travması sonucu öldüğü anlaşılmakta, desteğin motosikleti ile seyri sırasında kaskı ve koruyucu tertibatı bulunup bulunmadığı ise kaza tespit tutanağına ve tüm dosya kapsamına göre belirsizdir.
Zarar görenin müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı olayın meydana geliş şekline ve ölüm şekline göre resen araştırılacak hususlardan olup taraflarca ileri sürülmesine gerek yoktur. Buna göre kazanın oluş şekli, desteğin kask takıp takmadığı, kazanın yaralanmaların ve ölümün şekline göre taksa idi dahi zararın meydana gelip gelmeyeceğinin, müterafik kusurun varlığı ve indirim yapılması gerekip gerekmediğinin irdelenip tartışılması, müterafik kusur oluşturduğunun kabul edilmesi halinde tazminattan %20 oranında indirim yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
3- Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacıların başvurusunun kabulü ile kendisini vekille temsil ettiren davacı … Bakan yararına 10.144,00 TL vekalet ücretine, davacı … yararına 8.730,97 TL vekalet ücretine karar verilmiştir.
Sigortacılık Kanununun 30. maddesinin 17. fıkrası ve 19/01/2016 tarihli, 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasında vekalet ücretine ilişkin düzenleme getirilmiş, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 17. maddesi, 2. fıkrasında da, vekalet ücretinin tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince başvuru sahibi lehine vekalet ücretine karar verilirken Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi 2. fıkrası gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tam nisbi vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 16/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.