Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/5634 E. 2021/11602 K. 24.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5634
KARAR NO : 2021/11602
KARAR TARİHİ : 24.11.2021

MAHKEMESİ : Erzurum Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında Erzurum Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen görevsizlik kararı davacı tarafından istinaf edilmekle, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı tarafından istenilmiş olmakla; kararın niteliği itibariyle duruşma talebinin reddine karar verilerek doya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … İlçesi … Köyü 101 ada 89, 194, 238, 323, 354, 392, 396, 742, 750, 761, 112 ada 4, 113 ada 2 ve 114 ada 35 parsel sayılı taşınmazlar Hüseyin Atmaca adına tespit edilmiş ve tutanaklar itirazsız olarak 10.09.2007 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı … vekili, kadastro çalışmalarında müvekkili olan davacının kardeşi … adına tespit ve tescil edilen taşınmazların yüzölçümlerinin eksik yazıldığı iddiasıyla, gerçek yüzölçümleri ile tesciline; ayrıca … ve … Köyü’nde bulunan ve atalarından kalan taşınmazların tescil harici bırakıldığını ileri sürerek, bu taşınmazların davacı adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava dilekçesinin görev yönünden usulden reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/(1)-a.3 maddesinde, mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması halinde bölge adliye mahkemesi tarafından davanın esası incelenmeden dosyanın görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar vereceği; aynı şekilde 362/(1)-c maddesinde de, yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek için verilen kararlar ile merci tayinine ilişkin kararların temyiz edilemeyeceği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun’un 23/2. maddesinde ise, bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca verilen yargı yeri belirlenmesi ile kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararlar, davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar, hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümler, amacına uygun olarak yorumlandığında, HMK’nin bölge adliye mahkemelerine ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisine ilişkin olarak kesin nitelikte karar verme ve uyuşmazlık çıkması halinde kesin olarak çözümleyen karar verme yetkisi tanıdığı, buna göre anılan Kanun ile görev hususunun en geç bölge adliye mahkemesi kararıyla çözümlenmesi sisteminin benimsendiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, HMK’nin 355. maddesi kapsamında görev hususunu inceleyen bölge adliye mahkemesi kararına karşı özellikle HMK’nin 362/(1)-c maddesi karşısında temyiz yoluna başvurulmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmalıdır.
Diğer taraftan, 28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7251 sayılı Kanun’la, ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkiye ilişkin kararları ile ilgili olarak 6100 sayılı Kanun’un 362. maddesinin (c) bendi değiştirilmiş, hüküm “Yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında verilen kararlar” şeklinde daha açık hale getirilmiş, bu husustaki tereddütler de giderilmiştir. Yine 362. maddeye bir fıkra eklenerek, “353. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında verilen kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağı” hüküm altına alınmış, eklenen bu fıkra ile 353. madde hükmü arasında da uyum sağlanmıştır.
Somut olayda; tapu iptali ve tescil istemi ile açılan davada verilen görevsizlik kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğuna, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verildiğine göre, İlk Derece Mahkemesinin göreve ilişkin kararını istinaf başvurusu üzerine inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi kararı HMK’nin 362/(1)-c maddesi gereği kesin nitelikte olup, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulması mümkün olmadığından, davacının temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, her ne kadar Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince başvurunun esastan reddine ilişkin 2018/226 Esas, 2018/143 Karar sayılı karar temyiz yasa yolu açık olarak verilmiş ise de 6100 sayılı HMK’nin 362/(1)-c maddesi uyarınca temyizi kabil bir karar olmadığından davacının temyiz dilekçesinin REDDİNE, HMK’nin 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 24.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.