YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22019
KARAR NO : 2021/20610
KARAR TARİHİ : 29.12.2021
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, 6136 sayılı yasaya muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Bölge Adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1- Sanıklar hakkında 6136 sayılı yasaya muhalefet suçundan kurulan hükümlere yönelik incelemede:
Sanıklar hakkında … 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 6136 sayılı yasaya muhalefet suçundan kurulan 15.05.2019 tarihli 2018/106 Esas ve 2019/208 Karar sayılı mahkumiyet hükümlerinin sanıklar müdafiilerinin istinaf istemleri üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi’nce yapılan incelemesi sonucu 17.07.2019 tarih 2019/2404 E.- 2019/1925 K. sayılı ilamı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilip hükümlerin kesinleşmiş olduğu, sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan verilen istinaf başvurularının esastan reddi kararlarının sanıklar müdafiilerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21.10.2020 tarihli bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sonucu mahkemece sanıklar hakkında 6136 sayılı yasya muhalefet suçundan kurulan 02.02.2021 tarihli mahkumiyet hükümlerinin hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına da konu edilmesi mümkün olmadığından, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2- Sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik incelemede:
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız bozulmasını istediği temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin “Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık … ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde özetle temel cezanın fazla tayin edildiğini, 168. madde uyarınca cezadan daha fazla indirim yapılması ve 62. maddenin uygulanması gerektiğini ileri sürmüş, sanık … müdafii ise temyiz dilekçesinde özetle; cezanın alt sınırdan takdirinin gerektiğini zararın giderildiğini ve 62. maddenin uygulanması gerektiğini belirtmiş, anılan temyiz dilekçelerinde belirtilen sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Dosyanın yapılan incelemesinde; suçtan oluşan zararın kovuşturma aşamasında giderilmiş olduğu ve yerel mahkemece de gerekçeli kararda bu yönde kabul yapılarak sanıkların cezalarından 168/3-2 maddesine uygun olarak 1/3 oranında indirim yapıldığı halde hükümde sehven zararın soruşturma aşamasında giderildiğinden bahsedilerek 168/3-1 uygulama maddesinin gösterilmesi hususunun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Oluş ve dosya içeriğine göre, suç tarihinde, gece sayılan zaman diliminde yüzlerini gizlemek suretiyle mağdurun kasiyer olarak çalıştığı iş yerine gelerek ona silah doğrultmak suretiyle kasadaki parayı yağmalayan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 149/1a-b-c-d-h, maddelerinden kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada CMK’nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden eleştiri dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, sanık … ve müdafii, sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na iadesine, 29/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.