Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/17064 E. 2021/20973 K. 08.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17064
KARAR NO : 2021/20973
KARAR TARİHİ : 08.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, hükümlü veya tutukluların ayaklanması, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Tüm sanıkların hakaret suçundan kurulan beraat hükümleri ile sanıklar …, …, … ve … hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hükümlü veya tutukluların ayaklanması suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri için şikayetçi … vekilinin temyizinin yapılan incelemesinde;
Şikayetçi Adalet Bakanlığının atılı suçlar bakımından doğrudan zarar görmediğinin anlaşılması karşısında, temyize hak ve yetkisi olmayan şikayetçi kurum vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2-Sanıklar …, … ve … hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hükümlü veya tutukluların ayaklanması suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri için sanıkların temyizinin yapılan incelemesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanık …’un tekerrüre esas alınan Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.11.2007 tarihli ve 2007/32 E., 2007/109 K. sayılı ilamı ile tayin olunan suçlarını 18 yaşından küçükken işlemesi sebebiyle TCK’nın 58/5. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığa ait adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek başka bir sabıkasının olmaması,
2-Sanık …’un adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.11.2007 tarihli ve 2007/32 E., 2007/109 Karar sayılı ilamından dolayı mükerrir olduğu belirtilmiş ise de, anılan ilamda birden fazla mahkumiyet hükmü bulunduğundan, 5275 sayılı Kanun’un 108/2.maddesi uyarınca daha ağır cezayı içeren yağma suçundan verilen mahkumiyet hükmünden dolayı sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin 7. fıkrası gereğince sanıklar … ve … hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesi gerekirken, sanıklar … ve … hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine karar verilmemesi,
4-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 324. maddesinin 2. ve 3. fıkralarında yargılama giderlerinin neleri kapsayacağının, kimin tarafından belirleneceğinin, kime ve nasıl yükletileceğinin düzenlendiği, buna göre iştirak halinde her bir sanığın sebebiyet verdiği yargılama giderlerinin ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden ise paylarına düşen oranın belirlenerek karar verilmesi gerekirken yargılama giderlerinin “sanıklardan alınmasına” hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından “sanıklar … ve … hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve yargılama giderlerinin “sanıklardan alınmasına” cümlelerin çıkarıltılarak, yerine “sanık …’un adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.11.2007 tarihli ve 2007/32 E., 2007/109 Karar sayılı sayılı hükmü ile yağma suçundan verilen 10 yıl 10 ay hapis cezasından dolayı sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, “her bir sanığın sebebiyet verdiği yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden ise eşit olarak sorumlu tutulmaları suretiyle yargılama giderlerinin sanıklardan tahsiline” ve sanık … tekerrüre ilişkin hüküm fıkrasına “5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin 7. fıkrası gereğince sanık … hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” cümlesinin eklenmesine karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3-Sanık … hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde;
Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen şikayetçi Adalet Bakanlığının gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, şikayetçi kurumun 5271 sayılı CMK’nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Şikayetçi kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle CMK’nın 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, şikayetçi kurum vekilinin ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 08.12.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.