Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/16578 E. 2021/20970 K. 08.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16578
KARAR NO : 2021/20970
KARAR TARİHİ : 08.12.2021

Kamu malına zarar verme suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 06/11/2020 tarihli ve 2020/26397 soruşturma, 2020/17998 esas, 2020/13950 sayılı iddianamenin iadesine dair Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/11/2020 tarihli ve 2020/389 iddianame değerlendirme sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Antalya 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/11/2020 tarihli ve 2020/825 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 22/06/2021 gün ve 4787/2021 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/09/2021 gün ve 2021/89725 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/11/2020 tarihli kararı ile şüphelinin cezai ehliyetine ilişkin Adli Tıp Kurumu, ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesi veya tam teşekküllü bir hastaneden sağlık kurulu şeklinde rapor temin edilmediğinden iddianame düzenlenemeyeceğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hâllerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, soruşturma aşamasında şüphelinin Türk Ceza Kanunu’nun 32. maddesi kapsamında işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığına ilişkin Adli Tıp Kurumu, ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesi veya tam teşekküllü bir hastaneden sağlık kurulu şeklinde rapor aldırılmamasının iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, şüphelinin 21/05/2020 tarihinde işlediği iddia olunan suçla ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olmadığına dair … Araştırma Hastanesi Adli Tıp Birimi tarafından düzenlenen 21/05/2020 tarihli ve 81266704/Z-1083 sayılı raporun dosya içerisinde mevcut olduğu, mahkeme tarafından bu raporun yetersiz olduğu düşünülüyor ise yargılama aşamasında başka bir rapor daha aldırılabileceği, kaldı ki Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 22/06/2016 tarihli ve 2016/7829 esas, 2016/9530 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, şüpheli hakkında soruşturma evresinde işlediği suçun hukukî anlam ve sonuçlarını algılamayacak durumda olup, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli ölçüde azalmış olduğu ve 5237 sayılı Kanunun 32/1. maddesinden istifade edebileceği yönünde rapor alınsa dahi, bu durumda olan kişiye ceza verilmeyeceğinin anılan fıkrada düzenlenmiş bulunması karşısında, akıl hastası olan şüpheli hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verilemeyeceği, mahkemesince yapılacak yargılama sonucunda, suçun sabit olması halinde anılan madde kapsamında kaldığı anlaşılan sanık hakkında ceza verilmeyip, güvenlik tedbirine hükmedilmesi gerekeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/11/2020 tarihli kararı ile şüphelinin cezai ehliyetine ilişkin Adli Tıp Kurumu, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi veya tam teşekküllü bir hastaneden sağlık kurulu şeklinde rapor temin edilmediğinden iddianame düzenlenemeyeceğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hâllerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, soruşturma aşamasında şüphelinin Türk Ceza Kanunu’nun 32. maddesi kapsamında işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığına ilişkin Adli Tıp Kurumu, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi veya tam teşekküllü bir hastaneden sağlık kurulu şeklinde rapor aldırılmamasının iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, şüphelinin 15/05/2020 tarihinde işlediği iddia olunan suçla ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olmadığına dair … Araştırma Hastanesi Adli Tıp Birimi tarafından düzenlenen 21/05/2020 tarihli ve 81266704/Z-1083 sayılı raporun dosya içerisinde mevcut olduğu, mahkeme tarafından bu raporun yetersiz olduğu düşünülüyor ise yargılama aşamasında başka bir rapor daha aldırılabileceği, kaldı ki şüpheli hakkında soruşturma evresinde işlediği suçun hukukî anlam ve sonuçlarını algılamayacak durumda olup, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli ölçüde azalmış olduğu ve 5237 sayılı Kanunun 32/1. maddesinden istifade edebileceği yönünde rapor alınsa dahi, bu durumda olan kişiye ceza verilmeyeceğinin anılan fıkrada düzenlenmiş bulunması karşısında, akıl hastası olan şüpheli hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verilemeyeceği, mahkemesince yapılacak yargılama sonucunda, suçun sabit olması halinde anılan madde kapsamında kaldığı anlaşılan sanık hakkında ceza verilmeyip, güvenlik tedbirine hükmedilmesi gerekeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (ANTALYA) 11. Ağır Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen 24/11/2020 tarihli ve 2020/825 Değişik İş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 08/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.