YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10408
KARAR NO : 2013/5301
KARAR TARİHİ : 30.04.2013
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından suça sürüklenen … ile beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan suça sürüklenen …’in yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’in çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından, sanık … ‘in çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetlerine dair Tunceli Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.03.2009 gün ve 2007/95 Esas, 2009/30 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi suça sürüklenen çocuklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuklar … ve … ‘in 2006 yılı yaz aylarında mağduru tehdit ile Atatürk Lisesinin arkasında bulunan boş bir barakaya götürerek ve onu tutarak fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmak suretiyle sırayla mağdura ayrı ayrı nitelikli cinsel istismarda bulunduklarının anlaşılması karşısında; her suça sürüklenen çocuğun kendi eylemi dışında diğer suça sürüklenen çocuğun eylemine de katılmış olmasından dolayı haklarında TCK.nın 103/2, 103/3, 103/4. maddelerinin uygulanmasından sonra teselsül nedeni ile suça sürüklenen çocuk … hakkında da 43. maddenin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, suça sürüklenen çocuk … müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Suça sürüklenen çocuk … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyizlere gelince;
Mağdurun aşamalardaki özde değişmeyen beyanları ile mağdurun ânal muayenesi sırasında kendisinde kronik fiili livata bulgularının saptandığına ilişkin Fırat Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı’nın 28.05 2007 tarihli raporu ve suça sürüklenen çocuk …’in onaylı nüfus kaydı içeriğinden; suça sürüklenen çocuk …’in mağduru çalıştığı berber dükkanına götürerek livata suretiyle ırzına geçmesinden sonra başka bir gün bu defa suça sürüklenen çocuklar … ve … ‘in 2006 yılı yaz aylarında mağduru tehdit ile Atatürk Lisesinin arkasında bulunan boş bir bakaraya götürerek ve onu tutarak fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmak suretiyle sırayla mağdura ayrı ayrı nitelikli cinsel istismarda bulunundukları, eğitim öğrenim dönemi başladıktan itibaren de zaman zaman suça sürüklenen çocuğun mağdura yönelik cinsel istismar girişimlerinde bulunmaya çalıştığı ancak mağdur anlatımlarına göre her defasında kaçtığı, 2007 yılı Mayıs ayı içinde ise suça sürüklenen çocuk …’in mağduru yine Atatürk Lisesi arkasında bulunan boş barakaya götürerek bu defa tehditle mağdurun cinsel organını kendi ağzına almak suretiyle mağdura yönelik cinsel istismar eyleminde bulunduğu olaylarda; suça sürüklenen çocuğun Mayıs 2007’den önceki nitelikli cinsel istismar eylemleri ile Mayıs 2007 tarihinde gerçekleştirdiği basit cinsel istismar eylemini aynı suç işleme kastının sonucu işlediğinin kabulü gerektiği, mahkemece sanık hakkında teselsül nedeni ile TCK.nın 43. maddesinin de uygulandığı ancak suça sürüklenen çocuğun eylemlerini tehdit ile gerçekleştirmesi nedeni ile hakkında TCK.nın 103/4. maddesinin de tatbikinin gerektiği, ayrıca 30.08.1991 doğumlu olan suça sürüklenen çocuk …’in son eylem tarihi olan Mayıs 2007 tarihinde 15 yaşını da tamamlamış olduğu da gözetilerek TCK.nın 31/3. maddesi yerine 31/2. maddesinin uygulanması suretiyle, teselsül etmiş tek suçtan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk … müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek ceza miktarları itibarıyla kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 30.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.