YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13707
KARAR NO : 2012/19716
KARAR TARİHİ : 25.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklardan …’ın dosyada mevcut ve …’in Uyaptan çıkarılan adli sicil kayıtlarına göre, önceden kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
A- Sanıklar … ve …’in müşteki Yaşar Ali Topaloğlu’na yönelik eylemi nedeniyle haklarında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
5252 sayılı yasanın 9/3 maddesi uyarınca sanıklar yararına olan hükmün, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilmemiş ise de; sanıklardan …’ın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 61, 522/son, ,59, 81/2-3; …’in eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 61, 522/1 (pek hafif), 59 maddelerine göre, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 35, 62, 53 maddeleri ile yapılan uygulamanın her durumda sanıklar lehine olduğundan sonuca etkili görülmemiş; gerekçeli karar başlığında sanıklardan …’ın anne adının kaydına uygun olarak “Mehriban” yerine “Mehrisban”, sanık …’in baba adının “Ömerbican” yerine “Ömerbiçcan” ve nüfusa kayıtlı olduğu yerin “Kobin” yerine “Kabin” şeklinde yazılması yerinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası olarak kabul edilmiş ve eylemin gece sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiği halde 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi ile artırım yapılmaması aleyhe temyiz olmadığından, bozma sebebi sayılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmiş olması,
2- Sanık …’ın hakkında, 5377 sayılı Yasanın 2. maddesiyle 29.06.2005 tarihinde 5237 sayılı TCK’nın 7/3. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden, 5237 sayılı Yasanın lehe olduğu kabul edilerek yapılan uygulamalarda, aynı Yasanın 58. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejimi hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlelerinin eklenmesi ve “58. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Sanıklardan … ve …’in müşteki Ali Sağır’a, …’ın müştekiler Ali Sağır ve Yaşar Ali Topaloğlu’na yönelik eylemi nedeniyle haklarında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, her iki Yasaya göre uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip denetime olanak verecek şekilde karar yerinde gösterilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
2- Gerekçeli karar başlığında, sanıklardan …’ın anne adının kaydına uygun olarak “Mehriban” yerine “Mehrisban”, sanık …’in baba adının “Ömerbican” yerine “Ömerbiçcan” ve nüfusa kayıtlı olduğu yerin “Kobin” yerine “Kabin”, sanık …’ın nüfusa kayıtlı olduğu yerin “Kurbançayır” yerine “Urbançayır” şeklinde yazılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/2. maddesine aykırı davranılması,
3- Müşteki Ali Sağır’a yönelik hırsızlık eyleminde, 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesine aykırı olarak, suça konu otomobilin değerinin fazla olduğu halde, temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi;
4- Sanıkların müşteki Ali Sağır’a ait otomobili çaldıktan sonra birlikte Ankara’ya geldikleri, burada sanık …’ın babası Ali Karataş’ın otomobil ile birlikte sanıkları askeri birliğine getirip teslim ettiği ve 07.11.2001 tarihinde otomobilin depo kapağı, kontak ve kapı kilidi hasarlı şekilde müştekiye teslim edildiğinin dosya kapsamından anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesi uyarınca müştekiden kısmi geri vermeye rızası bulunup bulunmadığı sorularak sonucuna göre sanıkların hakkında aynı Yasanın 168/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
5- Suç tarihinde güneşin saat 16.57’de batıp 06.30’da doğduğu, sanıkların müştekilere yönelik eylemlerini gece sayılan zaman dilimi içerisinde saat 01.00’de işledikleri halde 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi ile cezalarından artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
6- Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine, aynı maddenin a, b, d ve e bentlerindeki diğer haklar yönünden ise hak yoksunluğunun infaz tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
7- Sanık …’ın hakkında, 5377 sayılı Yasanın 2. maddesiyle 29.06.2005 tarihinde 5237 sayılı TCK’nın 7/3. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden, 5237 sayılı Yasanın lehe olduğu kabul edilerek yapılan uygulamalarda, aynı Yasanın 58. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejimi hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
8- Uyaptan çıkarılan adli sicil kaydına göre suç tarihinde sabıkasız olan sanık … hakkında belirlenen cezanın iki yıldan az olması karşısında; hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezaların tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 25.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.