Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2021/9862 E. 2021/11362 K. 14.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9862
KARAR NO : 2021/11362
KARAR TARİHİ : 14.12.2021

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlular aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibinde, şikayetçi üçüncü kişi banka vekili, icra müdürlüğünün yetki sınırlarını aşarak usul ve yasaya aykırı düzenlenen 26/11/2019 tarihli “Banka Haciz Yazısı” başlıklı yazı ile borçlu şirketin mevcudunu aşan, İİK’nun 367. maddesi ile Bankacılık Kanununun 73. maddesi kapsamında müşteri sırrı niteliğindeki bilgileri talep edilemeyeceğinden bahisle icra müdürlüğünün işlemini şikayet ettiği, mahkemece, şikayetin reddine karar verildiği, şikayetçi banka vekili tarafından ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi’nce istinaf talebinin HMK’nun 353/1-b(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
İİK’nun 367. maddesi uyarınca İcra veya İflas dairelerinin borçlunun mevcuduna dair isteyeceği bütün malumatı hakiki ve hükmi her şahıs derhal vermeye ve talep halinde mevcudu bu dairelere teslime mecburdur.
Bankacılık Kanunu’nun 73. maddesi uyarınca; “Kurul başkan ve üyeleri ile Kurum personeli, Fon Kurulu başkan ve üyeleri ile Fon personeli görevleri sırasında öğrendikleri bankalara ve bunların bağlı ortaklık, iştirak, birlikte kontrol edilen ortaklıkları ve müşterilerine ait sırları bu Kanuna ve özel kanunlarına göre yetkili olanlardan başkasına açıklayamaz ve kendilerinin veya başkalarının yararlarına kullanamazlar. Kurumun dışarıdan destek hizmeti aldığı kişi ve kuruluşlar ile bunların çalışanları da bu hükme tâbidir. Bu yükümlülük görevden ayrıldıktan sonra da devam eder.”
Kendilerine haciz ihbarnamesi veya ücret haczi bildirilen üçüncü kişiler, meslek veya banka sırrına dayanarak cevaptan kaçınamazlar, cevap vermeye ve borçlunun mevcudunu (parasını, ücretini, malını) İcra Dairesine teslime mecburdurlar. (Prof. Dr. …, adı geçen eser Sf:436)
Ancak İİK’nun 367. maddesi uyarınca icra veya iflas dairelerinin borçlunun mevcuduna dair isteyeceği bütün malümatı hakiki ve hükmi her şahıs derhal vermeye ve talep halinde mevcudu bu dairelere teslime mecbur ise de; somut olayda, 16/12/2019 tarihinde şikayetçi bankaya tebliğ edilen 26/11/2019 tarihli “Banka Haciz Yazısı” başlıklı yazının incelenmesinde; takip borçluları Metal Yapı Konut Anonim Şirketi ve/veya Ömer Saçaklıoğlu’nun sahibi olduğu iddia edilen Asist Öğretim Kurumları Anonim Şirketi veya Konsensus Öğretim Yatırımları ve Ticaret Anonim Şirketi hisselerin,(payların), hisse senetlerinin, hisse ilmuhaberlerinin kısmen veya tamamen satış, vefa hakkı, v.s herhangi bir hukuki ilişkiye – sebebe dayalı olarak devir alınıp alınmadığının , devir alınmış ise söz konusu hisse, hisse senetleri, hisse ilmühaberlerinin adetinin, grubunun, kaç TL’lik
sermayeye tekabül ettiğinin, nerede muhafaza edildiğinin, muhafaza adresinin, muhafaza eden şube, genel müdürlük, bölge müdürlüğü bilgilerinin icra müdürlüğüne bildirilmesinin ve hisse devir sözleşmesi, v.s hukuki işlemi gösterir belgelerin bir örneğinin gönderilmesinin istendiği, tebliğ ve emirlerin derhal yapılmaması veya neticesinin geciktirilmesi halinde İcra ve İflas Kanunu madde 357 gereğince Cumhuriyet Savcılığınca doğrudan doğruya takibat yapılabileceğinin bilinmesinin ihtar edildiği anlaşılmaktadır.
Şikayete konu icra müdürlüğünce düzenlenen 26/11/2019 tarihli “Banka Haciz Yazısı” başlıklı yazıda istenen bilgi ve belgelerin ayrı tüzel kişiliğe sahip 3. şahıs şirketler hakkında olduğu ve bu hususun Bölge Adliye Mahkemesinin de kabulünde olduğu görülmekle İİK’nun 367. maddesinde belirtilen borçlunun mevcuduna ait bilgileri aşar bilgiler istenilmiş olup, bu bilgiler ayrı tüzel kişiliğe sahip 3. şahıs şirketlerin banka sırrına giren hususların bildirilmesi niteliğindedir ve bu takip yönünden işin sonuçlanması için gerekli ve zorunlu da değildir.
O halde, ilk derece mahkemesince şikayetin kabulü ile icra müdürlüğü işleminin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir .
SONUÇ : Şikayetçi banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca, … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nin istinaf talebinin esastan reddine ilişkin 31/05/2021 tarih, 2020/1914 E. – 2021/1504 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA ve … 27. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 03/07/2020 tarih, 2019/1240 E. – 2020/362 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14/12/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.