YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13761
KARAR NO : 2013/2104
KARAR TARİHİ : 04.03.2013
Nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık … ve suça sürüklenen çocuklar … ve …’ın yapılan yargılamaları sonunda; çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve diğer atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.04.2012 gün ve 2007/51 Esas, 2012/164 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında 06.03.2006 tarihli iddianame ile, 21.02.2006 suç tarihinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüs olarak, açılan kamu davasına ilişkin zamanaşımı süresince mahkemenin hüküm kurması mümkün görülmüştür.
Mağdurenin 2006 yılı Ocak ayının ilk haftasında işlendiğini ifade ettiği olayı, 21.02.2006 tarihine kadar hiç kimseye söylememesi, tarafsız tanıklar … ve …’ın anlatımları, doktor raporu ve tüm dosya içeriğinden, sanıkların nüfus kaydına göre olay tarihinde 15 yaş 7 aylık olan mağdureyle, sanık …’a ait olan o sırada boş bulunan eve gittikleri, sanıkların mağdureyi bu eve rızası dışında götürdüklerine, orada zor ve tehditle tuttuklarına ve zorla livata eyleminde bulunduklarına dair, savunmalarının aksine, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, duruşma aşamasında dinlenen tanık …’in anlatımının diğer tanıklar ve dosya içeriği itibarıyla samimi bulunmadığı gözetilerek, sanıkların sübut bulmayan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından beraatlerine; cinsel eylemlerinin 5237 sayılı TCK.nın 104. maddesinde yazılı bulunan reşit olmayan ile cinsel ilişkide bulunma suçunu oluşturacağı, mağdurenin hükümden sonra gönderdiği 10.05.2012 tarihli kimlik tespitli dilekçesinde şikâyetinden vazgeçmiş olduğunu belirtmiş olması karşısında, mahkemece TCK.nın 73/6. maddesi gereğince sanıkların vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde sanıklar hakkında mahkûmiyet kararları verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre, sanıkların TAHLİYELERİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadıkları taktirde en seri vasıtayla derhal tahliyelerinin sağlanması için ilgili yerlere yazı yazılmasına, 04.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.