YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7512
KARAR NO : 2013/12817
KARAR TARİHİ : 06.12.2013
Çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair … 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.05.2013 gün ve 2011/307 Esas 2013/264 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olması ve sanık müdafii tarafından incelemenin de duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğnameyle Daireye gönderilmekle 27.11.2013 … saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaâ dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 11.12.2013 … günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; mağdur …’nin kollukta vekili huzurunda 02.08.2011 tarihli beyanında ifadesine başlarken olayın 1 yıl önce olduğunu, ifadenin devamında 2008 yılı 12. ayında evlerine taşındıktan 3-4 ay sonra sanık ile tanıştıklarını ve olayın 2009 yaz ayında, 23.11.2011 tarihli duruşmada olayın 2010 yılı yaz ayında, 17.04.2012 tarihli duruşmada ise yine olayın 2009 yaz ayında gerçekleştiğini ifade etmiş olmasının aşamalarda çelişki oluşturduğu, yine mağdurenin olay tarihinde sanığın … Şeker Fabrikasında çalıştığını ifade etmesine göre, … Şeker Fabrikasının 08.05.2012 tarihli yazısında sanığın 28.10.2009 ila 11.07.2010 tarihleri arasında fabrikada sözleşmeli personel olarak çalıştığı, alınan HTS
Raporlarında sanığın kullandığı 0534….. numaralı hat ile 01.01.2009 ila 01.07.2009 tarihleri arasında mağdurenin kullandığı 0554…., 0506… numaralı hatlar arasında görüşme kaydı bulunmamakla beraber, 11.03.2010 ile 19.03.2010 tarihlerinde mağdurenin kullandığı 0506…. numaralı hattan sanığı 2 kez aradığı, 25.07.2012 tarihli bilirkişi raporunda Telekominikasyon İletişim Başkanlığı tarafından 01.07.2009 ila 31.12.2009 tarihleri arasındaki görüşme kayıtlarının gönderilmediği ve olayın 02.08.2011 tarihinde mağdurenin ailesi tarafından soruşturma makamlarına intikal ettirildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda sanığın tüm aşamalarda mağdure ile tanışıklığının 2010 yazında olduğunu savunmuş olmasına göre, suç tarihinin 2009 yılında mı yoksa, 2010 yaz aylarında mı gerçekleştiği hususunda şüphe oluştuğu, suç tarihinin 2010 yılı olduğunun kabul edilmesi durumunda mağdurenin 15 yaşından büyük olacağı anlaşılmakla, 01.07.2009 ila 31.12.2009 tarihleri arasında, mağdurun kullandığı hatlar ile sanığın kullandığı hatlar arasındaki görüşme kayıtları ile mağdurenin sanık ile aynı apartmanda bulunan evlerine taşınma tarihinin yöntemince araştırılıp tespit edildikten ve dosya içerisinde bulunan diğer tüm deliller hep birlikte değerlendirildikten sonra, sonucuna göre sanık hakkında hüküm kurulması gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları ve sanık müdafiin duruşmalı inceleme esnasındaki sözlü savunması bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanık …’ın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin mahalline en seri biçimde bildirilmesi için ilgili yerlere müzekkere yazılmasına 06.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
06.12.2013 tarihinde verilen işbu karar 11.12.2013 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.