YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1854
KARAR NO : 2013/1339
KARAR TARİHİ : 14.02.2013
Basit cinsel saldırı ve hakaret suçlarından sanık …’ın bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; eyleminin cinsel taciz suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu suçtan ve hakaret suçundan mahkûmiyetine dair … Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 08.10.2009 gün ve 2007/186 Esas, 2009/184 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin aşamalardaki samimi anlatımları ve dosya içeriğinden sanığın eyleminin cinsel saikle kollarından tutması ve cinsel içerikli sözler söylemesinin TCK.nın 102/1. maddesinde düzenlenen basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğu halde, suç vasfında yanılgıya düşülerek TCK.nın 105. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçundan hüküm kurulması,
Sanığın şikâyete bağlı suçları, 26.08.2005 günlü şikayet tarihinden önce işlediği tarihler müştekiden sorulup açıklattırılarak bunların 6 aylık şikayet süresi içinde işlenip işlenmediği sorulup tespit edildikten sonra TCK.nın 43. maddesinin uygulanmasına gerek olup olmadığının tayini gerekirken bu husus belirlenmeden sanık hakkında verilen cezaların anılan kanun maddesiyle artırılması,
Uygulamaya göre de;
Sanığa hakaret suçundan ceza tayin olunurken TCK 125/1. Maddesi uyarınca belirlenen 3 ay hapis cezasından TCK.nın 125/4. maddesince 1/6 oranında artırım yapıldığında 3 ay 15 gün hapis cezası yerine 4 ay 15 gün hapis cezası belirlenerek sonraki artırım ve indirimlerin bu yanlış ceza üzerinden hesaplanarak sanığa fazla ceza tayini.
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanığa tayin olunan ceza miktarı yönüyle kazanılmış hakkı saklı
kalmak kaydıyla hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 14.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.