YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11568
KARAR NO : 2021/11680
KARAR TARİHİ : 21.12.2021
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından başlatılan takipte yapılan ihale sonrası borçlu şirket vekilinin icra mahkemesine başvurusunda, sair fesih nedenleri ile birlikte satış ilanı tebligatının usulsüz olduğunu ileri sürerek ihalenin feshini talep ettiği; mahkemece, şikayetin reddine ve davacı aleyhine %10 para cezasına hükmedilmesine karar verildiği, istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 23.03.2021 tarih ve 2021/2303 E. – 2021/3355 K. sayılı ilamı ile; satış ilanı tebligatı usulsüz olduğundan ihalenin feshine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği, ilk derece mahkemesince, 30.07.2021 tarihli celsede bozma ilamına uyulmasına karar verilerek ihalenin feshine karar verilmesi üzerine alacaklı tarafından temyiz başvurusunda bulunulduğu, ilk derece mahkemesince, 27/09/2021 tarihli karar ile temyiz talebinin süre yönünden reddine karar verildiği, bu kez son kararın temyiz konusu yapıldığı anlaşılmaktadır.
İcra ve İflas Kanunu’nun 364. maddesinde; “Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerince verilen …. nihaî kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Yukarıda belirtilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurma ve incelemesi Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır.” hükmüne, yine aynı Kanunun 366/1. maddesinde de “İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa göre yapılır ve onbeş gün içinde karara bağlanır.” hükmüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361/1. maddesi’nde de, “Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, icra yargılamasında temyiz yoluna başvurma ve incelemesinin, Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre yapılacağı, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulacağı şüphesizdir.
Bununla birlikte, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373/1. maddesi, “Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak dosya, kararı veren ilk derece mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği de bölge adliye mahkemesine gönderilir.” hükmünü,
373/4. maddesi de “ Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.” hükmünü içermektedir.
Görüldüğü üzere söz konusu hükümler, Yargıtay ilgili dairesince verilen tamamen veya kısmen bozma kararının, başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise, bölge adliye mahkemesinin esastan reddi kararının kaldırılarak, gerekli yargılamayı yapmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderileceğini ve ilk derece mahkemesince de bozma kararına uyulması doğrultusunda verilecek kararın ise temyiz kanun yoluna tabi olacağını açıkça ortaya koymaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde, Dairemizce; Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik kararının kaldırılarak, icra mahkemesi kararının kısmen veya tamamen bozulması üzerine, bozma kararına uyulması doğrultusunda icra mahkemesince verilecek kararın temyize tabi olacağı ve temyiz süresinin de icra mahkemesi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta olacağı şüphesizdir. Aksine bir mevzuat hükmü de mevcut değildir.
Somut olayda; … İcra Hukuk Mahkemesi’nin esas hakkındaki kararının alacaklı-ihale alıcısı vekiline 22/09/2021 tarihinde tebliğ edildiği (e-tebligat), 24/09/2021 tarihinde alacaklı-ihale alıcısı vekilinin temyiz dilekçesi verdiği, dolayısıyla temyiz başvurusunun, icra mahkemesi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde yapılmış olduğu anlaşılmakla, … İcra Hukuk Mahkemesi’nin 27/09/2021 tarih, 2021/60 Esas 2021/103 Karar sayılı ek kararının kaldırılmasına oy birliği ile karar verildikten sonra … İcra Hukuk Mahkemesi’nin 30/07/2021 tarih, 2021/60 Esas 2021/103 Karar sayılı asıl kararının temyiz incelemesine geçildi:
Yargıtay ilamında belirtilen bozma sebepleri çerçevesinde işlem yapılarak karar verilmiş, bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılmasına usul hükümleri elvermemiş bulunmasına ve temyiz edilen kararda yazılı gerekçelere göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle bozma gereğine ve usule uygun İlk Derece Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, harç alınmasına yer olmadığına, 21/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.