Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/1325 E. 2012/496 K. 23.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1325
KARAR NO : 2012/496
KARAR TARİHİ : 23.01.2012

Irza geçme ve geceleyin mesken masuniyetini ihlal suçlarından sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Manisa Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.03.2006 gün ve 2004/356 Esas, 2006/210 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii, katılan vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmesi ve sanık müdafii tarafından incelemenin de duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 05.12.2007 Çarşamba saat 14:00’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafilerine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık müdafilerinin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunulmadığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanık hakkında geceleyin mesken masuniyetini ihlal suçundan kurulan hükmün yapılan incelenmesinde;
Sanığın oluşa uygun olarak işlediği kabul edilen geceleyin mesken masuniyetini ihlal suçunun 765 sayılı TCK.nın 193/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4. maddesinde belirlenen 5 yıllık asli zamanaşımının, karar tarihi olan 21.03.2006’dan inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5230 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık hakkında ırza geçme suçundan kurulan hükme ilişkin temyize gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Lehe-aleyhe kanun değerlendirmesi yapılırken 765 sayılı TCK.nın 29 ve 5237 sayılı TCK.nın 61. maddelerindeki “zarar ve tehlikenin ağırlığı” hususu da kanun hükmü gereği gözönüne alınarak temel cezaların alt sınırdan belirlenmesine ve teşebbüs nedeniyle 765 sayılı TCK.nın 61. maddesinin de en lehe olarak uygulanmış bulunmasına karşın 5237 sayılı TCK’nın 35. maddesi gereğince teşebbüs indirimi en lehe oranda yapılmayarak oranlılık ilkesine de aykırı biçimde takdirde yanılgıya düşülüp, 765 sayılı TCK lehe kabul edilerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii, katılan vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.