YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21678
KARAR NO : 2022/463
KARAR TARİHİ : 12.01.2022
Nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarından sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143, 116/2-4, 151/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis, 10 ay hapis ve 3 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 58. maddesi gereğince hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair İstanbul Anadolu 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/05/2019 tarihli ve 2019/134 esas, 2019/231 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 03/08/2021 gün ve 8769-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/09/2021 gün ve 2021/99025 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre,
1- Sanığın sabıka kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/11/2017 tarihli ve 2017/14 esas, 2017/435 sayılı kararına ilişkin suçun işlendiği 05/03/2016 tarihinde sanığın henüz 18 yaşından küçük olduğu nazara alındığında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58/5. maddesinde yer alan “Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme gereğince anılan kararın tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığa ait adli sicil kaydında da tekerrüre esas alınabilecek başkaca bir karar bulunmadığı gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- 03/02/2019 tarihli tutanağa göre, devriye görevi ifa edilirken elinde mavi poşete sarılı büyük bir cisim olan sanığın, kollukça fark edilmesi üzerine, elindeki cismi yere atıp kaçtığı, kovalamaca sonucu yakalandığı, yere atılan cismin suça konu televizyon olduğu, sanığa nereden aldığı sorulduğunda çaldığı yeri gösterip, müştekinin henüz bir başvurusu yokken soruşturma aşamasında iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında, hırsızlık suçu yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168/1. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Sanık …’ın sabıka kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/11/2017 tarihli ve 2017/14 esas, 2017/435 sayılı kararına ilişkin suçun işlendiği 05/03/2016 tarihinde sanığın henüz 18 yaşından küçük olduğu nazara alındığında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58/5. maddesinde yer alan “Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme gereğince anılan kararın tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığa ait adli sicil kaydında da tekerrüre esas alınabilecek başkaca bir karar bulunmadığı gözetilmeksizin, yazılı şekilde tekerrür hükümlerinin uygulanması,
2-03/02/2019 tarihli tutanağa göre, devriye görevi ifa edilirken elinde mavi poşete sarılı büyük bir cisim olan sanığın, kollukça fark edilmesi üzerine, elindeki cismi yere atıp kaçtığı, kovalamaca sonucu yakalandığı, yere atılan cismin suça konu televizyon olduğu, sanığa nereden aldığı sorulduğunda çaldığı yeri gösterip, müştekinin henüz bir başvurusu yokken soruşturma aşamasında iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında, hırsızlık suçu yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168/1. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması nedenleriyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (İSTANBUL ANADOLU) 10. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 02.05.2019 tarihli ve 2019/134 E., 2019/231 K. sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; sanık … hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay olarak belirlenen hapis cezasından aynı Kanunun 168/1. maddesi gereğince 2/3 oranında indirim yapılarak 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanunun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu ceza miktarı üzerinden yapılmasına, hüküm fıkralarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımların da çıkartılmasına, hükümlerin diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 12/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.